“Yazabilirsen… Yaz Gazeteci Yaz!”
Gazetecinin görevi nedir?
Soru sormak, sorgulamak, gerçekleri yazmak, doğru ve inanılır haberleri sunmak, aydınlanma savaşımına kalemiyle, düşüncesiyle katılmak, aktöreli (ahlak) davranmak; demokrasinin, özgürlüğün, çağdaşlığın, insan odaklı duruşun yanında olmak.
Gazetelerin sahipleri bir zamanlar gazeteciydi; haber yapanlar, yazanlar gazetecilik ilkelerine, namuslu ve dürüst davranmaya özen gösterirlerdi. Karşıt düşüncede olsalar, atlatma yarışına girseler de gazeteciliğin barışçıl çağrısına tıkamazlardı kulaklarını.
Hürriyet gazetesinin kurucusu Sedat Simavi'nin basın tarihine geçen ünlü öğüdü belleklere kazınmıştır: "Gerekirse kalemini kır; ama sakın satma".
Bu söz, gazetecilere meslek ilkelerinden, özgürlüklerinden, bağımsızlıklarından ödün vermemelerini, gerektiğinde zorluklara katlanarak kalemlerini satmamalarını vurgulayan anlamlıdır, değerlidir.
Şinasi Nahit Berker’in “Gazeteci olunmaz, doğulur” sözü de düşündürücü, özlü sözdür. Özellikle alaylı dediğimiz o usta gazetecilerle özdeşleşir.
Gazetecinin yazma sorumluluğu; halkın doğru haber alma, bilgi edinme, gerçekleri öğrenme hakkına dayanır. Bu sorumluluk, kamusal çıkarları korumayı, topluma karşı saydam olmayı gerektirir.
Gazetecilik üzerine çok söylendi, çok şey söylenecek. Geçmişten bugüne değişen değer yargıları, bilişim alanındaki hızlı değişimler, gündemin çılgın devinimleri, değişime,........
