menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir kangal, bir tazı, bir pekinez hikayesi: Bozok

37 0
25.02.2026

Rüzgar ağaçların arasında ıslık çalarak dolaşıyor son yaprakları da önüne katıp havaya savuruyordu. Kış iyice bastırmıştı. Rüzgarıyla meşhurdu buralar. En sıcak aylarda bile günde bir iki kere esip her şeyi havalandırırdı. Yaz günlerinde herkes memnundu ama kışı iki kat kış yapardı.

“Uçuracak bu gece rüzgar” diye söylenerek evden çıktı kadın. Elinde bir torba çöple. Bahçe kapısını açtı. Açmasıyla kapatması bir oldu. Bağırarak koştu eve. “Kapıda kocaman bir köpek var”. “Gider sabaha” dedi kocası. “Gitmezse belediyeyi arar aldırırız”

Sonsuz yeşilliğin ortasında bir ahırın köşesinde dünyaya gözünü açmıştı dokuz kardeşiyle birlikte. Saman balyalarının arasına serilmiş un çuvallarının üzerinde. Hiç durmadan emdiler annelerini. Görmeye gelenlere sahipleri övünerek anlatırdı; köpeklerini Sivas’tan nasıl getirttiğini, sürüyü canları pahasına nasıl koruduklarını, taaa dağın öte tarafına götürüp kayıpsız getirdiklerini, kurt sürüleriyle nasıl mücadele ettiklerini.

Anne meme vermeyi bırakınca birer birer eksildiler. Evin önünde at arabaları da durdu, kocaman tekerlekli kamyonetler de. Bazıları neredeyse bir yıllık erzak parası karşılığı para ödedi bir yavruya. Birkaçı da hala, teyze oğluna gitti. Gönülsüz. Söz verildiği için. Son kalan yavru biraz bekledi. Onun alıcısı uzaktandı. Geçen yıl arı kovanlarını götürdüğü yaylada tanıştığı bir arıcıya söz vermişti sahibi. Sonunda arıcı geldi. Kamyonetin arkasında arı kovanları olduğu için şoför yanındaki koltuğa oturttular küçük köpeği. Uzun bir yol kat ettiler. Geldikleri yer çok sıcaktı. İlk günler nefes almakta zorlandı ama birkaç güne alıştı. Dağın yamacındaki kocaman araziyi koruma görevine başladı. Dört yıl boyunca domuzları, tilkileri kaçırdı, insanların araziye girmesini engelledi. İrileşti.........

© 9 Eylül Gazetesi