Haklı çıkmak istemezdim
İzmir ile İstanbul arasında, ekonomik anlamda açık bir yaklaşım farkı var. Bu ticari hayatta da böyle, sporda da.
İstanbul’un kolay dediği, nedense İzmir’e zor geliyor. İstanbul’un finansal bakış açısına ve yatırımlarına, İzmir çoğu zaman hayretle bakıyor.
İstanbul’un ucuz dediği, İzmir’e pahalı geliyor. İstanbul’un “kolay” gördüğüne, İzmir “çok zor” diye bakıyor.
Sanayi’de, tarımda ve özellikle turizmde büyük avantajları bulunan İzmir, İstanbul’un başarabildiğini neden başaramıyor, anlamak mümkün değil.
Kimse kusura bakmasın, dost acı söyler.
İşte İstanbul ile İzmir arasındaki girişim farkının en bariz örneğini, bugün sporda yaşıyoruz.
Son 3 yıldır transfer yasaklarıyla boğuşan, puan silme cezalarıyla sarsılan, eski yabancı oyuncularına olan borcu 12 milyon Euro’yu bulan, bu yüzden FIFA’da 20 dosyası bulunan Altay için umut ışığı İstanbul’dan yandı.
Toplam borcu 960 milyon liraya ulaşan siyah beyazlı kulüp, İzmir’de yönetim bulmakta zorlanırken, hatta çaresizliğe düşerken, Beşiktaş’ın eski başkanı Ahmet Nur Çebi, Altay’a talip oldu. Ağır borç yüküne rağmen, tek başına.
Altay Başkanı Sinan........
