Nostaljinin pazarlanması
20. yüzyılın ikinci yarısı ile 21. yüzyılın başları olağanüstü değişimlere sahne olmuş, bu değişim trendi özellikle son çeyrekte iyice hızlanmış, bilinen dünyayı tam anlamı ile değiştirerek tüketicilere bambaşka bir form içinde yepyeni bir dünyayı sunmuştur. Bu hızlı değişim trendi başlangıçta eskinin yıkılarak yerine yeninin ikamesi şeklinde gerçekleştiği için, bir müddet sonra değişim bizzat kendisini eskitmeye başlamış ve eskiye özlem duyulmaya başlanmıştır. Bir başka deyişle günümüzün post modern tüketicisi, yaşanan üst gerçekliğin yüzeyselliği karşısında yaşanan başka zamanların arayışına girmişlerdir.
Bu durumda, geçmişi özleyen, kendisini gelecekten çok geçmişte güvende hisseden post modern bireylerin oluşturduğu çok geniş bir tüketici kesimi, tabii ki ayrı bir segment olarak, pazarlamacıların dikkatini çekmekte gecikmemiştir.
Retro pazarlama olarak da adlandırılan bu konseptte hedef, geçmişle bağ kurmak isteyen bireyler olup, bu beklenti, pazarlamacılar tarafından geçmiş aktivitelerin yeniden yaratılması ve hafızalardaki geçmiş temsillerin hatırlatılması ile sağlanmaya çalışılmaktadır. Yani bir anlamda kişilerin bugünkü hayatlarında geçmişin bazı yönlerinin yaratılması suretiyle mal ve hizmet satışının gerçekleştirilmesi amaçlanmakta ve teknoloji ve bilimsel ilerlemelerle geçmiş........
