menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akran zorbalığı

3 0
06.02.2026

6 yaşında anaokuluna giden torunum var. Ondan işitiyorum. Yıllarca süren eğitimcilik hayatımda yaptığım gözlemlerden biliyorum. Ortaokul ve liseye giden çocukları olan dostlarımız var. Onlar anlatıyor.

Gerek sosyal medyadan, gerek yazılı ve görsel basından takip ediyoruz ilkokuldan üniversiteye kadar “akran zorbalığı“ denilen davranışlar benim eğitim kurumları yöneticiliği yaptığım dönemlere göre müthiş artmış.

İşin cinayet boyutlarına kadar yükseldiğini Minguzzi ve Atlas olaylarında açıkça gördük. Ama bu iki örnek ne ilk ne de son. Aynı günlerde arkadaşının ayağına bastığı için Biga’da öldüresiye dövülen genç, bisikletinin frenleri arkadaşları tarafından kesilerek yokuş aşağı itilen ve hayatını kaybeden 11 yaşındaki Yiğit Cem, arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürülen 15 yaşındaki Fatih Acacı, sınıfta boğazı sıkılarak öldürülen Yusuf, mesajlaştığı kızın eski sevgilisi tarafından Adana’da 3 yerinden bıçaklanarak ölümden dönen 15 yaşındaki E.Ö. ve daha niceleri. Üstelik bu yazdıklarım son birkaç ay içinde olup da hatırlayabildiklerim.

Ne oluyor çocuklarımıza. Neden bu hale geldiler diye sormak lazım ama sorarken de soruna doğru perspektifle bakmak lazım.

Bu yazıyı yazmaya karar verdiğim zaman psikolog arkadaşlara danıştım. Onlardan bilgi aldım. Sorduğum ilk soru şuydu: Akran şiddeti hep var mıydı? Yoksa yeni ortaya çıkan bir durum mu bu? Bütün danıştığım uzmanlar akran zorbalığının her zaman var olduğunu, bunun insan tabiatıyla alakalı bir durum olduğunu söylediler. Ancak, hemen hepsi son yıllarda gerek ülkemizde ve gerekse diğer ülkelerde akran........

© 9 Eylül Gazetesi