menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geyikli taş deyip geçme ''o'' Anadolu'dur!

29 0
23.02.2025

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR-155. UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM.

Sunak ya da “altar” antik çağda içinde kurban kesilen, adanan adakların tanrıya sunulduğu dinsel yapılar olduğu gibi üzerinde bu işlemlerin yapıldığı silindirik ya da dörtgen kesilmiş taşlardır.

Bu tür yapıların en tanınmışı, iç ve dış çevre duvarları eşsiz heykelimsi kabartmalarla, frizlerle döşeli, görkemli bir mimari yapı olan Pergamon/Bergama’nın Zeus Sunağıdır.

Sunaklar bir tapınak, tapınma yeri değil, istemlerin yerine gelmesi için tanrılara, yiyecek, içecek gibi armağanların sunulduğu yerlerdir.

Tanrılardan bir şey istemek için karşılığında bir şeyler vereceksin!

Zeus Sunağı gibi görkemli yapılar dışında, çok eski zamanlardan beri kurban kesme ve armağan sunmada kullanılan adak taşları vardır.

Bunlara “altar” da denir.

Tanrıyla iletişime geçmeyi amaçlayan kurban kesme işinin kutsallığı, bu taşların/altarların özel olarak tasarlanmasının nedenidir.

Bunlardan biri de Pergamon/Bergama Akropolünde bulunmuş en sade ve güzel eserlerden biri olan silindirik bir mermer sunak taşıdır.

1864’lerden 1878’e, hatta 1886’ya kadar Bergama’nın tarihi eserlerini, kaçak ve şaibeli izinlerle Berlin’e götüren Alman soyguncular tarafından bulunup el konmuştur.

Günümüzde tutulduğu Berlin Müze/Hapishanesi’ndeki Kimlik Numarası “AvP VII 419”dur.

Sözde Müze/Hapishane kayıtlarında eserin Bergama’da bulunduğu belirtilmekle beraber nasıl bir kazıyla, ne zaman, kimin bulduğu, Alman Devletine bağlı soyguncuların eline ne şekilde geçtiği belirtilmez.

Onun da daha nicesi gibi Bergama’dan çalındığı, gizlice Almanya’ya........

© 12punto