Sultan Hamid’in Aşiret Mektebi, bir özel eğitim kurumu: Aşiret Mekteb-i Hümayunu
Düşünce ilk olarak Hicaz, Yemen valilikleri yapmış olan Osman Nuri Paşa’dan geldi. Kuruluş layihasını da o hazırladı. Okula alınan ilk öğrencilerin memleketleri şöyle: Suriye, Halep, Bağdat, Basra, Musul, Trablusgarb, Hicaz, Bingazi, Zor ve Kudüs. Okul kuruluşunda “Aşair-i Urban” (Arap Aşiretleri anlamına geliyor) için düşünülmüştü.
Dikkat çeken husus aday öğrencilerin aşiret çocuğu olmasıdır. Bu okula Sultan Hamid tarzı devşirme okulu (Enderun) demek yanlış olmaz. Devşirilen çocuklar Müslüman çocuklarıdır. Türk değillerdir. İki Terekeme çocuğu istisnasıyla.
Bundan sonra Hamidiye Alayları aşiret reislerinin talebi üzerine Kürt çocukları okula kaydedilmiş. Okul kapatıldığı 1907 tarihine kadar Esma Sultan Konağı'nda eğitime devam etmiştir.
30 Haziran 1890’da Aşiret Mektebinin kurulacağı gazetelerde ilan edildi. Öğrenim 1892’de başladı.
Okulda 5 yıllık bir öğrenim süresi öngörülmüştü. Okul nizamnamesinin (yönetmelik) hazırlanması için Osman Nuri Paşa görevlendirildi.
AŞİRET REİSLERİNİN SULTAN II. ABDÜLHAMİD’İ ZİYARETİ
Aşiret reisleri 1891’de Payitahta davet edildiler. Osmanlı’nın saraya daveti merkez-çevre ilişkilerinin tarihine baktığımızda kuşku ile karşılanan bir şeydir. Davetin sonunda başınıza bir haller gelebilir.
Aşiret reislerinin tarihi nedenlere dayanan tedirginlikleri elbette vardı. Bu davetin bir Osmanlı oyunu olabileceğinden kuşkulanıyorlardı. Tutuklanıp sürgün edilebileceklerini düşünmüş olduklarından eminim. 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra olduğu gibi. Durum aydınlanınca rahatladılar. Halife gerçekten kendilerini davet etmişti.
112 kişiden oluşan ik grup Trabzon’dan İstanbul’a getirildiler. Kafile 21 Mart 1891 günü Trabzon’dan vapurla yola çıktı. Kendilerini getirmek üzere Arslan Vapuru İstanbul’dan gönderilmişti.
Trabzon’da aşiret reislerini vali, askeri ve mülki erkan ve belediye başkanı bando eşliğinde askeri törenle karşıladılar.
Birinci grupta gelenler atlarını Trabzon’da bırakıp sadece eğerlerini yanlarına aldılar .Daha sonra gelenler endişe edecek bir şey olmadığını anlayınca atlarını da vapurla payitahta getirdiler.
Birinci grupta aşiret reisleri şunlardı. Sıpkı aşireti, Hasenanlı aşireti, Cibranlı aşireti, Karapapak Saraçlı aşireti, Karapapak Taştan aşireti, Haydaranlı Aşireti, Zilanlı, Celali, Adamanlı ve Milan aşiretleri.
Maiyetleri ile birlikte İstanbul’a ulaşan aşiret reisleri Rami Kışlası ve Yeni Kışla’da ağırlandılar.
7 Mayıs 1891’de ikinci kafile İstanbul’a geldi. Yine Trabzon limanı üzerinden. Bu kez gelenler Haydaranlı, Zırkanlı, Adamanlı, Makuri, Takuri, ilan, Şemski, Loli ve Şuyuli aşiret reisleri ve yanlarında getirdikleri adamlarıydı.
Aşiret reisleri Sultan II. Abdülhamid’e bir geçit resmi yaptılar. Süvari olarak, Gelenlere mahalli önemlerine göre, 15, 10 ve 5 altın dağıtıldı. Başka ihsanlar da verildi. Nişanları Sultan Hamid aşiret reislerine şahsen taktı.
Bu tarihten sonra aşiret alayları padişah nezdinde temsili düzeyde bulunmaya devam ettiler .
Cuma selamlığında Karakeçili Süvari Alayı (Ertuğrul Alayı) dışında, aşiret alaylarından temsili bir birlik ve Arnavutlardan oluşan Muhafız Alayı törende hazır bulunurlardı. Bu birlikler Halifenin camiye gidip gelmesine nezaret ederlerdi. Cuma selamlığı Sultan Abdülhamid döneminin en önemli dinsel siyasal törenidir. İstanbul’daki diplomatik temsilciler özellikle davet edilirdi. Davetliler töreni Seyir Köşkünden izlerlerdi.
Eliza Zonaro’nun çektiği fotoğraflara göz atıldığında Sultan’ı Hamidiye Camii’ne götüren dört atlı saltanat arabasının önü ve arkasındaki yürüyüş düzeni devrin “Osmanlılık anlayışını” açıklar.
ABDÜLHAMİD’İN AŞİRET SİYASETİ
Sultan Hamid, 1877-78 Osmanlı-Rus savaşından sonra Vilayatı Sitteye bir Heyeti Islahiye gönderdi. Vilayatı Sitte: Batı literatüründe Armenia diye geçen Van Gölü etrafındaki altı vilayettir. Bu heyeti Hamidiye Alayları ve Aşiret Mektebinin kuruluşu takip edecektir.Amacı saraya sadakati sağlamaktı.
Sultan Hamid’in Saray muhafızlarını Arnavutlardan, Hamidiye Alaylarını Kürtlerden teşkilatlandırması anlamlıdır.
Kurduğu okulun adı Aşiret Mekteb-i Hümayunudur.
Abdülhamid öncelikli olarak Arap aşiretlerinin çocukları için Payitahtta bir özel eğitim kurumu açmak istemişti. Bunu Kürt ve Arnavut aşiret çocukları izledi.
Abdülhamid, adem-i merkeziyetçi taleplerin imparatorluğun sonu olacağının farkında idi. Aşiret reisleri-önce- çocukları rehin alınacak sandılar. Osmanlı tarihinde bunun örnekleri vardı.
Bir süre sonra Hamidiye alaylarında görevlendirilmiş Kürt elitleri endişelerini üzerlerinden atarak (Arap Aşiret çocukları İstanbul’a vardıktan ve okula yerleştirildikten sonra) kendileri de çocuklarının Sultan’ın himayesi altında Payitahtta eğitim görmelerinde istekli davrandılar.
Bu isteklilik padişahın beklentileri ile örtüşüyordu. Bu okulda eğitim görmek sayesinde aşiret önderlerinin çocukları, ilerde aşiret reisi olmak yerine, memleketine döndüğünde kamu görevlisi olacaklardı. Zabit veya mülki idare amiri olarak.
AŞİRET MEKTEBİNİN İLK ÖĞRENCİLERİ NASIL KARŞILANDILAR?
Okulun ilk öğrencileri olan aşiret çocukları Mülkiye Mektebi öğrencileri tarafından rıhtımda karşılandılar. Arap vilayetlerinden gelenlerin Beyrut Limanından, Kürt aşiretlerinden tertip edilenler ise Trabzon limanından vapurlara bindirilmişlerdi.
AŞİRET MEKTEBİ NEREDE İDİ?
Aşiret Mektebinin ilk mekanı Beşiktaş Akaretler'de idi. Ama bu binalardaki fiziki koşulların Osmanlı mülkünün farklı iklimlerinden gelen öğrenciler için uygun olmadığı anlaşılınca bizzat Sultan Hamid’in talimatı ile yeni bir yer arayışına girişildi.
Neticede Kabataş’taki Esma Sultan Konağı’nın okul için uygun olduğuna karar verildi. Esma Sultan, Abdülaziz’in kızlarından biriydi. Kendisine Kuruçeşme’de başka bir yalı tahsis edildi. Okulun kapatıldığı tarihe kadar Kabataş yokuşundaki konakta eğitime devam edildi. (1892-1907) Okul kapatıldıktan sonra öğrenciler Harbiye Mektebine gönderildiler. Günümüzde Esma Sultan Konağı’nın yerinde bir meslek lisesi vardır.
Okulun yeri konusunda tereddütleri gidermek amacıyla birkaç söz daha etmek isterim. Bilindiği gibi günümüzde Ortaköy Sahili'nde Büyük Mecidiye Camiinin yanında bir Esma Sultan Yalısı vardır. Aşiret Mektebi için tahsis edilen Esma Sultan Konağı ile karıştırılmamalıdır. Esma Sultan’ın genç yaşta ölümünden sonra öksüz kalan çocuklarına bakılmak için Sultan Hamid tarafından satın alınmış bir yalı idi. İki kez yangın geçiren binada Esma Sultan hiç oturmamıştı.
AŞİRET MEKTEBİ’NİN BAZI MEZUNLARI
Aşiret Mektebi’nin bazı mezunları Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne seçilmişlerdir. Örneğin Hasan Sıddık Haydarani, (Van) Dersim milletvekili Kankozade Hasan Hayri bey. Çok ilginç bir örnek: Azadi (Kürt bağımsızlık komitesi) örgütünün kurucusu Cibranlı Halit bu okulun mezunudur.
Hasan Sıddık Haydarani Yakın Tarihimiz Mecmuası'nın 1963 yılında çıkan bir sayısında Aşiret Mektebi'nde geçirdiği yılları anlatmıştır. Haydarani dergiye verdiği mülakatta, öğrencilerin yaz aylarında subayların nezaretinde........
