Çalışkan gazeteciler...
"Şu mektepler olmasa Maarifi (Milli Eğitim) ne güzel yönetirdim" sözünü kim, nasıl söylediği, söylendiği günden bu yana hep yapılmaktadır. Espiri olarak söylenen bu söz dizisi onu söyleyen? Halim Paşa'nın (o dönemin en silik bakanı olduğu yazılır) sözleri olarak zaman zaman kullanılır. II. Abdülhamid döneminde, 20. yüzyıl başlarında söylendiği iddia edilen bu sözlerinin eleştiri olarak bir öğretmen tarafından da söylediği iddia edilmektedir. O günün öğretmenleri, mektepleri, hatta öğrencileri pelli perişandır. İsyan düzeyinde olay ve eylemler yapmaktadırlar. O nedenle yöneticileri eleştirmek için de söylendiği bazı kaynaklarda geçmektedir. Günümüzde de bir çok alanda, bakanlık ve yöneticilerin uygulamalarına karşı söylenebilir.
Denetimin sadece muhalif yöneticiler, belediye ve çeşitli kurumlar için baskı aracı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Muhalefet partili belediyeleri yüzlerce kez denetimden geçerken, iktidar partilere ait belediyelerde ise çok nadir denetim yapılmaktadır. Bu ayrımcılık bugün geçerli olan Başkanlık sisteminde daha sık uygulanır olduğu su götürmez.
Çalışan, işi gücü habercilik olan gazetelerin hergün olmasa bile haftada bir kaç kez, yazdığı bir yazı, haber, sosyal medyada attığı bir tiwit nedeniyle palas pandıras gözaltına alındığı hatta tutuklandığını görüyoruz. Cezaevlerinde ne kadar tutuklu gazeteci var? izlemekten yoruluyoruz.
Emekliler ve diğer çalışanlar gibi gazete çalışanları da ekonomik zorluklar içinde oldukları bir gerçektir. Ekonomik sıkıntılarını, geçim dertlerini mı düşünsünler? yoksa yayınladıkları yazı ve haberlerden başlarına geleceklerle mi uğraşsınlar?.
........