menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yavaşlayan dünya ekonomisi ve ideolojisi: Neoliberalizmin krizi

30 0
03.01.2026

Kapitalizmin “her koşulda büyümeyi artırmalıyız” ideolojisi teklemeye başladı. Küresel büyüme Covid sonrası ortalama yüzde 2,6-3 arası büyümüş. 2026’da da bunun yüzde 3 civarı olacağı öngörülüyor. Bu da kâr oranlarının düşme eğilimine yakın seyrettiğini gösteriyor.

Örneğin Çin geçtiğimiz 2025 yılını ihracat rekoru (1,2 trilyon dolar) kırarak tamamlamasına rağmen, involüsyon kavramıyla yüzleşmek zorunda kaldı.

Nedir involüsyon (Çincesi Neijuan)?

Yırtıcı rekabetin yerinde saydırdığı “damping ekonomisi” de diyebiliriz. Aşırı yatırımın yaygın olduğu Çin’de bir de damping nedeniyle zararına çalışan şirketler gündemde. Çin’deki ihracat ABD’nin gümrük tarifelerini artırdığı sene ve ABD’ye azalan ihracata rağmen rekor kırdı. Bunun maliyeti özellikle fotovoltaik panel üreticilerinden gelen 2,5 milyar euroluk zarar değil elbette. Ne gariptir ki, Afrika’ya yapılan ihracat artışında gümrükleri sıfırlamanın etkisi büyük.

Fakat Latin Amerika ve ASEAN ülkelerine de hızla ihracatını artıran Çin, finansman ve lojistik olanaklarıyla aşırı kapasitesini ve aşırı üretimle hızlandırdığı süreci devam ettirebilecek mi? Temel soru budur. Ayrıca artık hegemonyası tartışılır hale gelen dünyanın en büyük ithalatçısı ABD’nin gümrük tarifesini tehdit olarak kullanmasına, öte yandan 90 milyonluk Çin Komünist Partisi’nin Afrika ve Latin Amerika ile tarife sıfırlamasına ne demeli?

Dünya sistemi 2026’ya Çinlilerin tabiriyle hakikaten “ilginç zamanlardan” geçerek giriyor. Fakat Çinliler bu deyimi hayra alamet kullanmıyorlar bildiğim kadarıyla. Kızdıkları insanlara “Tuhaf zamanlarda yaşa!” derlermiş.

Önümüzdeki sene Hindistan’ın Çin’in üstünde bilişim sektörü kaynaklı büyümesi devam edecek, ancak bu büyümenin imalat sanayii desteği zayıf ve kapsayıcı değil. Sadece hizmet sektörüyle sürdürülebilir büyümeyi yakalamak da mümkün gözükmüyor. Neoliberal düzenin teklemesi de biraz buradan. Gelişmekte olan çevre ve yarı çevre hizmetlerin girdabına kapılmış vaziyette. Buna Çin’in aşırı üretiminin başta elektrikli otomobiller ve yenilenebilir enerji araçları gibi sektörlerde yarattığı hızlı fiyat düşüşlerinin (damping) dünya piyasasında yarattığı etkiyi eklersek, işler karışıyor.

Özellikle Almanya’daki PMI (satın alma yönetimi endeksi) kaynaklı düşüşünde, Çin’deki eksi üretici fiyat etkisinin büyük önemi var. Covid 19 salgını sonrası Çin’le rekabet edeceğini iddia eden bazı........

© 12punto