'Yapay Zekâ' çağında Odysseus olmak
Christopher Nolan'ın uzun süredir merakla beklenen The Odyssey filmi gösterime girdi. Yaklaşık 250 milyon dolarlık bütçesi ve tamamının IMAX film kameralarıyla çekilmiş olması filmin kendisi kadar konuşuluyor. Ne yazık ki Türkiye'de filmi orijinal 70 mm formatında izleyebileceğimiz bir sinema salonu bulunmuyor.
Nolan'ın yaklaşık üç bin yıl önce anlatılmış bir hikâyeyi bugünün en ileri sinema teknolojilerinden biriyle yeniden anlatmayı seçmesi başlı başına ilginç bir karşıtlık yaratıyor. İnsanlığın en eski hikâyelerinden biri, çağımızın en gelişmiş görüntüleme teknolojisiyle yeniden karşımızda.
Odysseus'un hikâyesini bugün yeniden ilginç kılan yalnızca sinema teknolojisi değil.
İnsanlık da kendi Odysseia'sını yaşıyor.
Homeros'un destanı bir eve dönüş hikâyesidir. İthaka Kralı Odysseus, on yıl süren Truva Savaşı'nın ardından evine dönmek ister. Savaş on yıl sürmüştür ama dönüş yolculuğu da yaklaşık on yıl sürecektir.
Odysseus sıradan bir savaşçı değildir. Onu diğer kahramanlardan ayıran en önemli özelliği fiziksel gücünden çok zekâsıdır. Yıllarca aşılamayan Truva surlarını aşmayı sağlayan tahta at fikri onunla özdeşleşmiştir. Yunanların kaba kuvvetle başaramadığını akıl, strateji ve hileyle başarmasını sağlar.
Antik Yunan dünyasında Odysseus'un temsil ettiği bu zekâyı anlatan önemli bir kavram vardır: metis.
Metis, bizim bugün zekâ dediğimiz şeyden biraz daha geniş bir anlam taşır. Yalnızca bilgi sahibi olmak veya hızlı hesap yapabilmek değildir. Değişen koşulları okuyabilmek, doğru zamanı beklemek, karşınızdakinin davranışlarını öngörmek, gerektiğinde strateji değiştirmek ve deneyimden yararlanmak anlamına gelir.
Bir bakıma hayatın içinde oluşan zekâdır. Odysseus'u Odysseus yapan da budur.
Truva Atı'nı düşünmesini sağlayan zekâ ile denizde karşılaştığı tehlikelerden kurtulmasını sağlayan zekâ aynı kaynaktan gelir. Odysseus yalnızca bilen biri değildir. Gözlemler, hesaplar, risk alır ve koşullara göre hareket eder.
Bugün insanlık ilk kez kendi zekâsına rakip olabilecek makineler üretmeye çalışıyor. Yapay zekâ, insanlığın bugüne kadar geliştirdiği araçlardan bu nedenle farklı görünüyor. Daha önce yaptığımız makineler çoğunlukla fiziksel kapasitemizi artırıyordu. Otomobil daha hızlı gitmemizi, uçak uçmamızı, vinç kaldıramayacağımız yükleri kaldırmamızı sağladı.
Yapay zekâ ise doğrudan zihinsel kapasitemizi büyütme iddiasında.
Milyarlarca sayfalık bilgiyi tarayabiliyor. Karmaşık........
