Teröristbaşı 'Siyasetçi' mi olacakmış?!
Birinci açılım sürecinde 34 PKK’lı terörist davul zurnayla Habur’dan Türkiye’ye girdiğinde; “Türkiye’ye gelen ilk terörist kafilesinin ‘numune olduğu ve test amaçlı geldikleri’ terör elebaşlarının aynı gün yaptığı açıklamalarla ortaya konulmuştur.” demişti MHP Lideri Devlet Bahçeli.
Bununla kalmamış, o zamanki “çözüm” paketine, “Öyle AKP’nin dediği gibi, İmralı canisi serbest kalamaz. Kandil yöneticileri yabancı başkentlere sığınamaz.” sözleriyle karşı çıkıp şu öngörülerde bulunmuştu:
“Siz teröristlere bölünmenin yolunu açarsanız, silahı niye kullansın? Teröre zaten ihtiyaçları kalmaz... Yunan’a Anadolu’yu verseydiniz, Milli Mücadeleye ihtiyaç olmazdı. Anadolu’yu yurt seçmeseydik, Bizans’la savaşmazdık. Çanakkale’yi İngiliz’e bıraksaydık, kutlanacak zafer de olmazdı... Teröristlere istediklerini verirseniz, bunlar siz verdikçe isterler.”
Ve de Habur rezaletine imza atanları şöyle uyarmıştı:
“Başbakan, ilgili bakanlar ve buna alet olan her kademedeki bütün görevliler başta olmak üzere bu hain senaryoda sorumluluğu olan herkes Türkiye bir hukuk devletiyse, zamanı geldiğinde mutlaka hesap vereceklerdir... Bu süreçte hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çiğnenmiş, Anayasa ve kanunlar çöpe atılmıştır.”
“Yarın hesap vakti geldiğinde, bugün teröristleri yararlanmaya zorladıkları yasanın pişmanlık maddesi, milletimize bu acıları yaşatanların pişmanlığına ve affına asla yetmeyecektir.”
PKK’lıların gelmesi için hazırladıkları yasanın, TBMM kapanmadan çıkarılması için dört koldan koşturuyorlar.
İmralı ile iktidar arasında görüş ayrılığı malûm. İktidar, şimdilik sadece “suça bulaşmamış” teröristlerin gelmesine vize verirken İmralı, yasanın “suçlu-suçsuz, lider veya değil” herkesi kapsamasını istiyor.
Tövbe billah, “suç işlediklerini” veya “pişmanlığı” falan da asla kabul etmiyorlar. Etmedikleri gibi, “Kürdistan özgürlük mücadelesi, PKK’nın yürüttüğü büyük, görkemli mücadele insanlığın mücadelesiydi, insanlık onurunun mücadelesiydi, tarihte görülmüş en haklı mücadelelerden biriydi.” diye meydan okuyorlar.
Allah’tan “pazarlık” yok. Ya bir de olsaydı, ne istemezlerdi?!
Ama iş, bu yasayla da bitmiyor, dahası var.
Hani İmralı’daki teröristbaşının “60 milyon Kürt’ün temsilcisi” olduğunu iddia ediyorlar ya; kendilerinin değilse bile onun “siyaset” yapmasına olanak tanınmasını talep ediyorlar.
Bu arada Kandil’deki teröristbaşlarından Duran Kalkan ve Helin Ümit’in şu sözlerine dikkat:
“Eskisi gibi savaş olmayacak artık. Durdurduk bunu. Demokratik siyaset yapma imkânı ortaya çıksın. Biz de bu sürece demokratik siyaset yaparak katılalım.”
“Demokratik entegrasyon........
