15 Temmuz’un kilit ismi Adil Öksüz hakkında yeni iddia
Hem Kara Kuvvetleri Komutanlığı hem Genelkurmay Başkanlığı döneminde Hulusi Akar’ın özel kalem müdürlüğünü yapan ve 15 Temmuz darbe davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eski kurmay albay Ramazan Gözel, Akar’ın 15 Temmuz günü görüştüğü isimler arasında yer alan ve daha Akıncı Üssü’ne gitmemişken darbenin “1 numarası”nın Akın Öztürk olduğunu bildiren, dönemin MİT Daire Başkanı S.Ü.’nün, darbe teşebbüsünün başrolündeki Adil Öksüz’ün abisinin arkadaşı olduğunu öne sürdü. Gözel, dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın emri üzerine Ömer Halisdemir tarafından öldürülen Semih Terzi’nin, 15 Temmuz’dan kısa bir süre önce Akar’a Suriye ve Aksakallı hakkında bir evrak gönderdiğini, ama kendisinin bunu Akar’a sunamadığını anlatırken, “Semih Terzi Hulusi Akar’ın da sevdiği, güvendiği bir generaldi” dedi ve bu evrakın getirtilmesini, ayrıca Akar’ın şahsi kullanımındaki cep telefonu ile iki iPad’inin incelenmesini istedi.
15 Temmuz darbe teşebbüsünü planladığı belirtilen 38 kişilik sözde Yurtta Sulh Konseyi’nin üyesi oldukları iddiasıyla Genelkurmay Çatı Davası’nda yargılanıp ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına çarptırılan, ancak konsey üyesi olmadıkları anlaşılınca, 15 Temmuz’daki yaralamalara ilişkin suçlamada dosyaları ayrılan 14 sanık, hükümlerin açıklandığı Cuma günkü davada “son söz” olarak yine birbirinden ilginç iddialarda bulundu.
TERÖRİSTBAŞINA HAKARET YOK
Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda görülen davaya Diyarbakır Cezaevi’nden SEGBİS’le katılan ve bu davadan beraatına karar verilen eski tuğgeneral Ahmet Bican Kırker, Erdoğan’ı eleştirince Başkan, müdahale edip son sözünü söyleyip bitirmesi uyarısında bulundu. Kırker’in eleştirilerini sürdürmesi üzerine Başkan, “Artık senin hakaretlerini dinleyemeyiz. Ağzına geleni söylüyorsun. Cumhurbaşkanı davanın müştekisi değil.” diyerek, son sözünü kesince de Kırker, “Hiçbir şeye tahammül edemiyorsunuz. Yargıtay üyesi de olmayıverin. Mahkemeden kaçırılan Hulusi Akar, Hakan Fidan, Yaşar Güler, Zekai Aksakallı Asırlık Gece’de rol kesiyor. Onlar utanmıyor.” karşılığını verdi.
Beraatına karar verilen bir diğer isim, Cumhurbaşkanlığı eski başyaveri Ali Yazıcı ise konsey üyesi olmadığı anlaşıldığı halde hala ilk günkü iftiralarla suçlandığını, kendisine ve ailesine zulmedildiğini öne sürdükten sonra sözü PKK açılımına getirip, “sayın kurucu önder kamu görevlisi oldu mu? Ona göre hakaret etmeyeyim.” dedi. Mahkeme Başkanı’nın, “Kimseye hakaret edemezsin, kamu görevlisi veya değil.” cevabının ardından şunları söyledi:
“Etmeyecektim zaten. Teröristbaşı, bebek katili ‘kurucu önder’ oldu. Doğu’da 6 yıl görev yaptım. ‘Kahramansın’ dediler. Askerlerimi şehitlikle motive ettim. Onlar o gün ölmedi, ama bugün öldüler. Birinin karar vermesi lâzım; 6 yıl şehit verdim. Ben mi yanlış yapmışım? Tabii ben terörist olduğuma göre, sayın Öcalan’ın dışarıda olması lâzım. Cezaevinde ‘çok polis, asker öldürdüm, çıkınca yine öldüreceğim’ diyen PKK’lılar var. Yani olay TV’lerde anlatıldığı gibi değil.”
Ali Yazıcı bir kez daha Erdoğan’a seslenirken de, “Ben adamlık yaptım, özelini tüzelini anlatmadım. Senden de adamlık bekliyorum. Adam olduğunu biliyorum, adamlığını göster.” dedi.
PKK açılımını eleştiren bir diğer sanık, eski tuğgeneral Murat Aygün oldu. Aygün, “Bu sistem 50 bin insanı öldüren, 500 bin insanımızın gazi olmasına yol açan bir terör örgütüne ‘sen artık terörist değilsin’ diyor. Ama bize, ‘250 kişiyi öldürdün, 3 bin kişiyi yaraladın; teröristsin’ demeye devam ediyor. Bunu kabul etmiyorum.” diye konuştu.
Sanıklardan eski kurmay albay Doğan Öztürk, sözde Yurtta Sulh Konseyi (YSK) üyesi olduğunu gazetelerden öğrendiğini belirtip, YSK’nın konuşulmasından özenle kaçınıldığını, net bir karar verilerek varsa “var”, yoksa “yok” denilmesini isterken, eski yarbay Ertuğrul Terzi, faili meçhul dosyaları yeniden açan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, günü geldiğinde MİT, 17/25 Aralık ve darbe davalarının da yeniden açılacağının işaretini verdiğini iddia etti.
''TERÖRİSTSEK BİZİMLE NİYE GÖRÜŞEN YOK?''
Bugünlerin tarihinin yeniden yazılacağını, o yüzden “son sözünü” biraz uzun tutacağını bildiren, Hulusi Akar’ın özel kalem müdürlüğünü yapan ve bu davada beraatına karar verilen eski kurmay albay Ramazan Gözel de öncelikle PKK açılımına şöyle tepki gösterdi:
“Bizlere ‘terörist’ dediler. Öte yandan 40 yıldır bu ülkenin en büyük problemi olan, uğurunda binlerce şehit ve gazinin........
