Dijital abluka, hesap engellemeleri gerçekleri gizleyebilecek mi?
Türkiye’de son dönemde dijital medya ve ifade özgürlüğü, benzeri görülmemiş bir abluka altındaydı; ancak son günlerde atılan adımlar, bu ablukanın artık yapısal ve kalıcı bir mecraya evrildiğini açıkça gösteriyor. İfade Özgürlüğü Derneği kurucularından Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in X (eski adıyla Twitter) hesabının “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle Türkiye’den görünmez kılınması dehşet verici bir gelişmedir. Akdeniz, hangi paylaşımı yüzünden engellendiğini dahi bilmediğini dile getirdi. Ve daha da trajik olan Akdeniz’in hukuki süreç başlatamaması. Bu trajedi bireylerin savunma hakkının bile nasıl gasp edildiğini gözler önüne seriyor.
Sadece akademik çevreler değil; hak savunucuları ve bağımsız kültür-sanat kurumları da bu sistematik sansürden nasibini alıyor. Örneğin Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun hesabının engellenmesine mantıklı bir izahat bulmanın imkansız olduğunu düşünüyorum. Ve dün akşam saatlerinde Kırmızı Kedi Yayınevi’nin sahibi Haluk Hepkon’un hesabının da erişime kapatılması, şaşırmaya şaşırır hale gelen benliklerimizi dahi şaşkına çevirmeyi becerdi.
Bu gelişmeler bizi çok net gerçeklerle yüzleştiriyor. İktidar hiçbir olumsuz gelişmenin, ekonomik çöküntünün,........
