Babalar, oğullar, yezitler
“Hakkın önünde eğil, zulmün önünde eğil!
Taçlar bile cihanda eğilen başlarındır...”
Faruk Nazif Çamlıbel’in henüz doğmamış hatta şiirdeki ifadesiyle “doğmayacak” oğluna yönelik derin kaygısı... Varlığı kendi omuzlarına yük olmayacak, haktan da kuldan da bir şeyler ummayacak bir evladın ancak hiç doğmamakla mümkün olabileceği düşüncesi…
Çamlıbel bu şiiri 1926’da yayınlamış. 28 yaşında. Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin başlangıcı sayılan şiiri “Han Duvarları”ndan hemen sonra.Kayseri Lisesi’nde öğretmenlik yapmasından, orada Behçet Kemal Çağlar’ın öğretmeni olmasından sonra.Çağlar ile Onuncu Yıl Marşı’nın sözlerini yazmazdan önce.
Çağlar’ın babası, hayranlık duyduğu Namık Kemal’den esinle koymuş oğluna Kemal adını. Oğul Kemal de Nazım Hikmet’in eleştirisine uğradığı gerekçesiyle Namık Kemal’e sahip çıkan bir dergide ulaşmış şair olarak şöhretine. 1930’da, Samet Ağaoğlu’nun öncülüğündeki Hep Gençlik dergisinde.
Çağlar hiç evlenmemiş. Hayranlık duyduğu birisinin adını koyacağı bir çocuğu olmamış. Erkek bir çocuğu olsa ona şiirlerinde yücelttiği Atatürk’ün adını vermesi şaşırtmazdı kimseyi. Samet Ağaoğlu’nun yaptığı gibi.
Samet Ağaoğlu, meşhur Türkçü ve liberal Ahmet Ağaoğlu’nun oğlu. Babasının oğlu. Babası, Mustafa Kemal doğduktan birkaç ay sonra vefat etmiş, 1939’da. Keyifle okunan Babamın Arkadaşları kitabını genişletmiş yeni baskılarında, babasının arkadaşları bir bir uçmağa vardıkça: Ömer Naci’den Fuat Köprülü’ye, Dr. Nazım’dan Halide Edip Adıvar’a...İkna olmuş babasının öldüğüne, geride kimse kalmayınca.
Babalar ve oğullar deyince, akla önce Turgenyev’in romanı gelir herhalde. “Babalar ve Çocuklar”,denir romanın adının daha doğru çevirisine. Oysa oğul da cinsiyet ayrımı olmaksızın bir kimsenin çocuğu demekti modern zamanlara kadar Türkçede.
Dört yaşında bir oğul, bir kız çocuğu, Çamlıbel ile Çağlar’ın sözlerini yazdığı Marş ilk defa çalınırken geniş kitlelere, anne babasıyla İstanbul’dan Ankara’ya gelmiş o görkemli kutlamaya eşik etmeye: “Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan...”
Aynı anne baba on yedi yıl sonra oy vermişler Demokrat Parti’ye, asmışlar bayrakları, demokrasi geldi diye memlekete. Artık bir genç olan Gün ise, Gün Benderli, aynı sene girmiş Komünist Partisi’ne. Ardından Nazım Hikmet’in yönlendirmesiyle Budapeşte Radyosu’nun Türkçe servisine.
14 Mayıs 1950’de Çamlıbel dört yıldır Meclis’te. Samet........
