menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mesele, CHP'nin de ötesinde

18 0
04.06.2026

Elbette, mahkemenin mutlak butlan kararından söz ediyorum.

Bu meseleleri yakından izleyen eski bir bürokrat dostuma üç, dört ay önce sormuştum, iktidar CHP'nin ipini çeker mi diye.

Demişti ki, CHP'nin başına gelecekleri öngörebilmek için Barrack'ın açıklamalarına ve Tayyip Erdoğan'ın Trump ile yaptığı görüşmelere bakmak lazım.

Gazeteci milleti, genelde günübirlik yaşadığı için siyaseti ve diplomasiyi çoğunlukla bir perspektif içine koymaz.

Günü kurtaran bir demeç ya da birilerinin sağa sola sataşan, polemik yaratan açıklamaları filan...

Türkiye'de son haftalarda yaşanan gelişmeleri çoğu zaman günlük siyasetin dar penceresinden okuyoruz. CHP içindeki tartışmalar, Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları, kurultayın toplanıp toplanamayacağı meselesi, Özgür Özel'in sağa sola koşturması, ona buna laf yetiştirmeye çalışması, muhtemel fezlekeler, yargı süreçleri ve parti içi hesaplaşmalar...

Bütün bunları yalnızca iç siyasetin olağan gerilimleri olarak görmek ciddi bir eksiklik olur.

Çünkü yaşananlar CHP'nin içinde olduğu ahval ve şeraitten çok daha büyük bir resme işaret ediyor. Muhalefetin en güçlü aktörlerünün hukuk yoluyla etkisizleştirilmeye çalışılmasının, siyasi rekabet alanının daraltılmasının ve devlet mekanizmasının tek merkezde toplanmasının amacı belli.

Dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım.

Amerikan emparyalizmi, Ortadoğu'da Türkiye'ye nasıl bir rol biçti ve Ankara'da bu role uygun  nasıl bir rejim istiyor.

Cevabı, Trump'ın Türkiye, Suriye ve Irak’tan sorumlu “Başkanlık Temsilcisi” olarak atadığı Barrack vermiş.

“Levant ve Anadolu'yu uzun yıllardır inceleyenlerin yaklaşımına göre Irak, Suriye ve Türkiye, Orta Doğu'da kalıcı istikrarın üzerine inşa edilmesi gereken stratejik ekseni oluşturmaya devam ediyor. Bu üç ülke arasındaki dengeyi koruyabilmek; aşiretsel, dini veya mezhepsel farklılıkların ötesine geçen, tek ve tutarlı bir Amerikan temas ve nüfuz noktasını gerekli kılıyor. Başkan Trump'ın benimsediği bu hayati misyon, bölgenin farklı unsurlarını düzen ve karşılıklı çıkarlara dayalı bütünlüklü bir yapıya dönüştürerek, ortak refah doğrultusunda uyum sağlamasına yardımcı olmayı amaçlıyor”

Aslında söyledikleri gayet açık ve anlaşılabilir. Adam, Bilal'e anlatır gibi anlatmış.

Biz yine de yakın gözlüğümüzü takalım, meseleye öyle bakalım.

Trump yönetimine göre bu üç ülke aynı stratejik eksenin parçaları. Yani, Washington bölgeyi ayrı ayrı ülkeler olarak değil, birbirine bağlı nüfuz........

© 12punto