Korku, dağları bekliyor. Bas bayağı korkuyor
İpini koparanın “analist”, “uzman” ya da “siyaset bilimci” diye ekranlarda boy göstermediği, önüne gelenin bilmiş bilmiş siyasi yorum yapmadığı o eski güzel günlerde bizim mesleğin büyüklerinden biri, “vatandaşın dediğine dikkat etmek lazım, bazen çok güzel 12'den vurur” demişti.
Aynı Özgür Özel’in Ardahan’daki esnaf gezisinde karşısına çıkan emekli imam gibi!
Ayaküstü, 25 yıl çalıştığını, emeklilikten sonra festivallerde su satarak geçindiğini anlatmış, “İmamlığı bıraktım, kızıl komünist oldum” demiş, “Sizin yumuşak muhalefetinizden rahatsızım” sözleriyle beriki mahalledekilerin binbir bahane uydurup söylemekten imtina ettiği cümleyi çat diye Özgür Özel’in yüzüne yapıştırmıştı.
Oh ne güzel, içimizin yağları eridi, hislerimize tercüman oldu; diyenler eminim çoktur, ancak burada imamın tepkisi kadar Özgür Özel'in buna verdiği karşılığın üzerinde durmak gerekiyor.
Belki farkında değil, cevabı genel başkanlık koltuğuna oturduktan sonra iktidarın dümen suyuna girmek için neden bu kadar telaş ettiğini bir güzel anlatıyor.
“Öyle değil... Bak, katı muhalefet yapayım deyip milleti rahatsız eden bir gerginliğin parçası olunca, Tayyip Bey ne yapıyor biliyor musun? Karşısındakini önce ötekileştiriyor, sonra şeytanlaştırıyor, kutuplaştırıyor, kendi arkasındaki kalabalığı taşıyor. Biz o oyunu artık bozmak durumundayız. Bu kavgalardan hep kendi arkasındaki kalabalığı tutup 'Tehlikedeyim, tehlikedeyim' diye. Hiçbir tehlikesi yok, millet tehlikede; açlık, sefalet, işsizlik tehlikesi var. Hepsini çözeceğiz. Onun için ne lazım? İktidar lazım. Onun için de herkese açık bir siyaset yapmak lazım. Hep muhalefet, bak katı muhalefet yapayım deyip milleti rahatsız eden bir gerginliğin parçası olunca... Başbakanlık döneminden beri aynı oyun. Biz o oyunu artık bozmak durumundayız. Hiçbir tehlikesi yok milletin; açlık, sefalet, işsizlik tehlikesi var. Hepsini çözeceğiz. Onun için ne lazım? İktidar lazım. Onun için de herkese açık bir siyaset yapmak lazım"
Bu cümlelerinden ne anlamamız gerekiyor?
Yani, Özgür Özel gerçekten yalnızca Tayyip Erdoğan’ın kutuplaştırma tuzağına düşmemek için mi frene basıyormuş?
İsmet İnönü’nün........
