Derdi tavan değil taban!
Mutlak butlan kararının sadece Özgür Özel'e yönelik bir operasyon olduğunu düşünmek hata olur.
CHP’de patlak veren kriz, zinhar “kurultay kavgası”, “liderlik yarışı”, “eski-yeni çekişmesi” filan değil.
Ortada büyük bir tezgah var!
İktidarın asıl derdi, CHP'yi yönetilebilir olmaktan çıkarmak.
Bununla beraber seçmeni bölmek, parçalamak ve yekvücut olarak hareket etmesini engellemek...
Bütün hesap bunun üzerine.
Böylece, rejimin karşısındaki muhtemel tehdidi yani gücünü CHP'de toplama potansiyeli olan muhalif seçmeni bertaraf etmek istiyor!
Gelin şimdi yakın gözlüğümüzü takalım.
Özgür Özel’in CHP'nin dümenine geçmesi ilk etapta iktidar açısından olumlu karşılanmıştı. “Bundan iyisi Şam'da kayısı” demişler midir, bilmiyoruz ama “normalleşelim, yumuşayalım, ılıklaşalım” filan; Tayyip Erdoğan'ın kanatlarının altına girmeye çalışması,pek hoşlarına gitmişti.
Sürekli atıp tutsa da, Tayyip Erdoğan’a sallamadan gününü geçirmese de özünde keskin bir profili yoktu. Siyasal İslamcıların alameti farikası olan kareli ceket bile giymişti.
Sağda solda bağırıp çağırıyordu ama Tayyip Erdoğan'ı görünce yelkenleri suya indiriveriyordu.
Saray’ın görmek istediği tablo üç aşağı beş yukarı buydu; sokakla bağı zayıflamış, reaksiyon üretmeyen, rejimle kavga etmek yerine onunla “uyumlu” çalışan bir ana muhalefet.
Fakat zaman içinde evdeki hesabın çarşıya uymayacağı anlaşıldı.
Özgür Özel, iktidarla tamamen köprüleri atmayan bir çizgide yürüyebilirdi ama Türkiye’nin önüne konulacak ihanet projelerinde kendi tabanını ikna edecek siyasal ağırlığı yoktu.
Özellikle yeni anayasa gibi rejimin omurgasını değiştirecek süreçlerde CHP seçmeninin refleksini bastırabilecek........
