Aklımızla alay ediyorlar!
İktidar yine bir “Orta Vadeli Program” açıklandı.
Hedefler yeniden yazıldı.
Güya 2026 sonunda enflasyon yüzde 28,4 olacakmış.
2027'de yüzde 21'e inecekmiş.
Sonra, 2028'de yüzde 13,5, 2029'da yüzde 9.
Büyüme 2027'de yüzde 4,2, 2028'de yüzde 4,6, 2029'da yüzde 5 olarak hedefleniyormuş!
Bütçe açığının milli gelire oranının program dönemi sonunda yüzde 2,8'e indirilmesi öngörülüyormuş falan....
Güzel, tabii yersen...
Biz doğrusunu söyleyelim; açıkça aklımızla alay ediyorlar.
Türkiye’de hayat pahalılığı istatistiklerin konusu olmaktan çoktan çıktı; insanların sofrasına, cebine, evine, zihnine ez cümle bütün hayatına kabus gibi çöktü.
Bu rakamları açıklayanlar, milyonlarca insanın ayın sonunu getirebilmek için en temel ihtiyaçlarından vazgeçtiğini, etin, sütün, peynirin, yumurtanın hesabını yaptığını görmüyor olabilirmi?
Pazara çıkmanın lüks, çocuk okutmanın ağır bir maliyet, kirayı ödemenin başlı başına bir mücadele haline geldiğinin farkında değil mi!
İnsanlar daha iyi yaşamanın hesabını yapmayı çoktan bıraktı; yılda bir hafta çoluk çocuk tatile gitmek, ayda bir kez dışarıda yemek falan; yok öyle değil, kara kara ellerindeki parayla ayın geri kalanını nasıl çıkaracaklarını düşünmekteler.
Geliri açlık sınırında milyonlarca insanın bulunduğu bu ülkede “enflasyon düşüyor” cümlesinin vatandaşın yaşadığı gerçekle hiçbir alakası kalmadı.
İnsanlar, enflasyon oranındaki birkaç puanlık değişimle hiç ama hiç ilgilenmiyor. Ekonomiyi, market arabasındaki ürünle, ödeyebildiği kira ile çocuğunun beslenme çantasına koyabildiği yiyecekle ölçüyor.
Yoksa geri kalanı, lafı güzaf...
Peki bir soru soralım:
İktidar, gerçekten enflasyonu düşürmek istiyor mu?
Bu soruyu sormadan OVP'yi tartışmanın fazla anlamı yok. Çünkü enflasyonla mücadele, yalnızca Merkez Bankası'nın faiz oranıyla yürütülecek bir iş değil.
Devletin ne kadar harcadığı da önemli, nereye harcadığı da, hangi harcamadan vazgeçtiği de, kimin yükünü hafiflettiği, kimin üzerine yük bindirdiği de...
Bunu, yüksek mektepte iktisat kıraat eden birinci sınıf talebesi bile bilir.
Yurdum insanı yıllardır aynı hikâyeyi dinliyor.
Enflasyonla mücadele edilecek, tasarruf yapılacak, kamuda disiplin sağlanacak, bütçe dengesi düzeltilecek...
Sonra dönüp kamu harcamalarına bakıyoruz.
İnsanın aklına ister istemez başka bir soru geliyor:
İktidar açısından enflasyonu düşürmek gerçekten ekonomik bir mecburiyet mi yoksa her OVP döneminde yeniden kurulup sonra bozulacak siyasi bir söylem mi?
Faturasının çok ağır olduğunu iyi........
