menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Altı parmaklı Netanyahu’yu AI’ye doğrulatmayın

21 0
19.03.2026

Gerçeğin ortadan kaybolduğu dönemler vardır. Ama daha tehlikelisi, gerçeğin sahte görüntüler, videolar ve spekülasyonlar arasında boğulduğu dönemlerdir. Savaş, bombalama, füze saldırıları, suikastler, ablukalar ve kapatmalar döneminde bugün sosyal medyada yaşanan tam olarak budur. Bir yanda AI ile üretilen sahte görüntüler, diğer yanda bazı hesapların kapatıldığı görünmezleştirildiği algoritmik otorite, denetim, sansür ötekileştirme. Tıpkı The Trial (1962) filmindeki gibi bazen Kafkaesk bir düzende suçun ne olduğunu bilmeden cezalandırılan karakterleri hatırlatıyor sosyal medyadaki görünmez algoritmaların hükmü. Sosyal medya platformlarının “hassas içerik” politikaları çoğu zaman güvenlik ve etik gerekçelerle savunulur. Fakat pratikte bu filtreler aynı zamanda belirli politik anlatıların dolaşımını sınırlandıran bir algoritmik düzenleme aracıdır. Teknoloji şirketlerinin ekonomi politiğine uymayan ya da karşı olanların hesap ve paylaşımları görünmezleştirilir. Hassas içerik etiketiyle yasal ve meşru olan ötekileştirilir. Özellikle X’de anti-emperyalist, anti-kapitalist, anti-siyonist birçok kişi, grup ve parti hesabı algoritmik sisin altında platformda var olmaya çalışıyor.

Öte yandan son günlerde sosyal medyada dolaşan bazı videolar yeni bir tartışmayı tetikledi: İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nın öldüğüne dair manipülasyon ve iddialar, ve bunun yalanlanması için paylaşılan görüntülerin AI ile üretilip üretilmediği.  Görüntülerde altı parmak, yüz, kulak mimik gibi ayrıntılar üzerinden AI manipülasyonu iddiaları ortaya atıldı. Bu videolar gerçekten AI ile üretilmiş olabilir ya da olmayabilir. Ama tartışmanın kendisi başka ve daha temel bir sorunu ortaya çıkarıyor. Artık hiçbir görüntüye kolayca güvenemeyeceğimiz bir dijital medyada gerçeğin ne olduğu, nasıl bulunacağı ve paylaşılacağı. Konu aslında şu yönüyle daha vahim. AI sadece sahte görüntüler üretmiyor; gerçek görüntülerin de sahte olabileceği şüphesini artırıyor. Böylece savaşa dair görüntüler dahi birkaç dakika içinde bir piksel inceleme tartışmasına dönüşerek hakikatın önemi, teknik ayrıntıların, memlerin içinde magazinleşerek kayboluyor.

Gerçekliğin parçalanması meselesi sinemada da çok eski bir tartışma. 1952’de çekilen bir başyapıt olan Rashomon filminde Akira Kurosawa........

© 12punto