'Deniz'leri anıp 'Mısıroğlu'nun yanına geçmek: Dünden bugüne Burcu Köksal
Özlem duymak; kavuşmayı istemek, hasret çekmek anlamlarına gelir, duygularla ilgilidir daha çok. Yakın olduklarımıza, yakınlık duyduklarımıza özlem duyarız.
Saygı duymak bu bağlılığı bir adım daha ileriye taşır. Düşünceye, kimliğe, tavra, mücadeleye olan hürmeti ortaya koyar; açık biçimde “yanınızda, izinizdeyiz” der.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal CHP’den istifa etmeden bir hafta önce Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı anıyor, idam edilişlerinin yıl dönümünde onları saygı ve özlemle yad ettiğini ifade ediyordu.
CHP geleneğinde Denizler anılır, yürüyüşler yapılır, onlarla ilgili etkinlikler gerçekleştirilir. Aynı geleneğin AKP içerisinde olmadığını söylememize gerek yok sanırım. Dahası AKP geleneğiyle Denizler yan yana bile gelemez.
“Peki, AKP geleneği nedir, çok özet olarak neye karşılık gelir?” diyorsanız bu ayrıca bir yazı konusu. Ama biz burada Köksal’ın kendi değerlendirmesini aktarabiliriz. Zaten bununla ilgili vakti zamanında oldukça net ve kısa konuşmuş Köksal. Teğmen Mehmet Ali Çelebi’yi eleştirirken “Senin yolun FETÖ’yle yol arkadaşı olanların yolu.” demiş. Sonra da eklemiş:
“Sen dün ‘Atatürk’ün askeriyim’ diyordun. Bugün ‘Atatürk ile zerre kadar muhabbeti olan cenazeme gelmesin' diyen, 'Keşke Yunan galip gelseydi’ diye dua eden fesli deli Kadir’in yol arkadaşlarının yolunu seçtin.”
AKP, Mısıroğlu geleneğini sürdürüyor o vakit. Biz değil Köksal söylüyor bunu.
Hatırlayalım daha geçtiğimiz günlerde, yani Burcu Köksal Denizleri anarken, AKP İstanbul il teşkilatı Kadir Mısıroğlu’nu saygı ve rahmetle anmıştı.
Köksal’ın ifadeleriyle şimdi kendisi de “fesli deli Kadir’i ananların” yanında...AKP İstanbul İl Başkanlığı ilerleyen yıllarda Kadir Mısıroğlu’yla ilgili bir anma etkinliği düzenleyip Köksal’ı da çağırır mı acaba? İhtimal dahilinde…Ne de olsa Köksal da AKP siyasetinin bir neferi oldu. Tıpkı Özlem Çerçioğlu gibi. İkisini de Mısıroğlu’nu alkışlarken görür müyüz bilemeyiz ama alkışlayanlarla yan yana oldukları muhakkak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısıroğlu öldüğünde taziye mesajı yayımlamış, “mekanı cennet olsun” demişti. Yine Mısıroğlu’nun cenazesine Bilal Erdoğan, Berat Albayrak, Numan Kurtulmuş gibi pek çok isim katılmıştı.
Burcu Köksal da bütün bunları biliyor. Artık kime nasıl özlem duyacağını kimi nasıl saygıyla anacağını da öğrenmiştir sanırım. Rozet tek başına değişmiyor; kimlerin nasıl değiştiğini tarih açıkça gösteriyor.
İyi ama ne oldu da Çerçioğlu’ndan sonra Köksal da yine kendi ifadeleriyle tarafı, yolu belli........
