menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

IBAN’ını kullandıranlar: Suçlu mu, mağdur mu?

7 0
01.07.2026

Son yıllarda nitelikli dolandırıcılık soruşturmalarında ortak bir tabloyla karşılaşıyoruz. Banka hesabına başkasına ait para gelen, hesabını belirli bir ücret karşılığında kullandıran veya bir başkasının talebi üzerine hesabını üçüncü kişilerin kullanımına açan birçok kişi, kendisini bir anda ağır ceza mahkemesinin sanık sandalyesinde buluyor. Üstelik bu kişilerin önemli bir kısmı, dahil oldukları para trafiğinin bir dolandırıcılık faaliyetinin parçası olduğunu bilmediklerini ileri sürüyor. Buna rağmen uygulamada, hesabına suçtan elde edilen para gelen kişinin çoğu zaman doğrudan nitelikli dolandırıcılık suçunun faili olarak değerlendirildiği görülüyor.

Özellikle internet üzerinden iş arayan gençler, öğrenciler veya ekonomik zorluk yaşayan kişiler, banka hesaplarını belirli bir süre üçüncü kişilerin kullanımına açmaları karşılığında komisyon vaadiyle karşılaşabilmektedir. Bu teklifler çoğu zaman “e-ticaret işlemi”, “kripto para transferi” ya da “şirket hesabı üzerinden ödeme trafiği” gibi masum görünen ifadelerle sunulmakta; ancak gerçekte dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suçtan elde edilen gelirlerin aklanması gibi faaliyetlerin finansal dolaşımına aracılık edebilmektedir.

Sonrasında ise aynı savunma tekrar edilmektedir: “Hesabıma para geldi, başka bir hesaba gönderdim. Ne yaptığımı tam olarak bilmiyordum.”İşte kamuoyunda “IBAN kullandırma” olarak anılan bu olgu, son yıllarda ceza yargılamalarının en tartışmalı başlıklarından birine dönüşmüş durumda.

Düzenlemenin Çerçevesi

12.Yargı Paketi’nde kamuoyunda “IBAN mağduru” olarak bilinen, banka hesabı, IBAN, kredi kartı ve ödeme sistemlerine ilişkin bilgilerini iş bulma, maddi çıkar veya sosyal ilişkiler gibi nedenlerle üçüncü kişilere kullandıran kişiler bakımından yeni bir değerlendirme öngörülmüştür. Buna göre, bu kişilerin nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında karşı karşıya kaldıkları ağır cezaların belirli oranlarda indirilmesi ve daha ölçülü bir yaptırım sisteminin uygulanması hedeflenmektedir.

TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen teklif ile birlikte, Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158. maddesine yeni bir fıkra eklenmesi öngörülmüştür. Bu düzenleme ile, hesap veya ödeme araçlarını belirli bir menfaat karşılığında başkalarına kullandıran kişilerin cezai sorumluluğunun, salt para transfer zincirinde yer almakla eşdeğer tutulmaması gerektiği yönünde bir yaklaşım benimsenmektedir.........

© 12punto