menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bana lansman yapma 2: WWDC’yi bir de benden dinleyin

12 0
16.06.2026

Yıllar önce Nokia 9210 Communicator için İstanbul Lütfi Kırdar’da büyük bir lansman yapılmıştı.

Bayiler çağrılmıştı. Salon hazırlanmıştı. Sahne kurulmuştu. Işıklar yanmıştı. Gecenin sunumunu bir teknoloji yazarı yerine Beyazıt Öztürk'e bırakmışlardı.

Bir süre sonra konu bir teknoloji lansmanından bayi toplantısına dönüşmüştü. Ben çıkarken sahnede iki kişi bacaklarının arasındaki salatalığı hızlı bir şekilde birbirine iletmeye çalışıyorlardı. 

Ben de ertesi gün Nokia’yı aradım.

“Yollayın bir cihaz, inceleyelim” dedim.

İşte o gün “Bana lansman yapma” diye bir yazı yazmıştım. O dönem çalıştığım dergi grubunda yayınlanmıştı.

Çünkü ortada çok basit bir sorun vardı.

Ürünü olmayan lansman yapılmaz.

Bugün bakıyorum, aynı hatayı Apple da yapıyor.

Geçen hafta yapılan WWDC etkinliğinin en önemli başlıklarından biri yine Siri idi. Daha doğrusu Apple’ın yapay zekâ destekli yeni Siri vaadiydi.

Apple neredeyse bir önceki WWDC’de açıkladığı Siri özelliklerinin aynısını yeniden anlatıyordu.

Geçen yıl sahnede anlatılan özellikler zamanında sistemlerde çalışır hale gelmemişti. Apple, iPhone 16 döneminde duyurduğu yapay zekâ özelliklerini ve yeni Siri yeteneklerini kullanıcıya söz verdiği hızda sunamamıştı.

Bu yalnızca teknoloji basınında kötü yorumlara yol açmadı.

ABD’de açılan davada Apple, bu gecikmiş yapay zekâ ve Siri vaatleri nedeniyle 250 milyon dolarlık bir uzlaşmaya gitmek zorunda kaldı.

Apple bu yıl belli ki aynı hatayı büyütmek istemedi. Bu kez uçup kaçan vaatler vermedi. Daha önce söylediği ama zamanında yapamadığı işleri toparlamaya çalıştı.

Teknoloji dünyasının Siri sunumundan pek de hoşlanmamasının nedeni buydu.

Kimse yüksek sesle söylemedi ama hissedilen şey belliydi:

“Bana lansman yapma.”

Çünkü yapay zekâ çağında artık herkes vaat dinlemekten yoruldu.

Yeni Siri şöyle olacak.

Telefon sizi böyle anlayacak.

Uygulamalar arasında şöyle gezecek.

Ekrandaki içeriği böyle yorumlayacak.

Kişisel bağlamınızı şöyle bilecek.

Bunların hepsi güzel.

Ama çalışıyorsa güzel.

Kullanıcıya geldiyse güzel.

Gazeteci inceleyebiliyorsa güzel.

Yoksa bu yalnızca sahne gösterisi olur.

Apple’ın yıllardır en büyük gücü “önce yap, sonra anlat” kültürüydü. Şirket bu yüzden güvenilirdi. Sahnede anlatılan şeyin er ya da geç cihaza geleceği düşünülürdü.Fakat yapay zekâ yarışında Apple da Silikon Vadisi’nin kötü alışkanlığına yakalandı.Önce anlat.Sonra yetiştirmeye........

© 12punto