Güçlü Takımlar Toplantı Odası Aramaz!
Koca Rusya’yı tek toplantı odasıyla yönetiyorduk. Yanlış duymadınız. Tüm şirket için yapılmış sadece bir tane toplantı odası vardı. Her zaman hepimizin kapıları açıktı. İnsanlar birbirinin odasına girer, derdini çözer ve kalkardı. Toplantı daveti, ajanda, saatler süren sunumlar yoktu. Başka ülkelerde birlikte çalıştığınız arkadaşlarla dostluklar daha derin ve daha farklı oluyor. Rusya’da birlikte çalıştığım iki arkadaşımla dün telefonda bir danışmanlık işi için telefonda konuştuk. Rusya yılları ve anıları iliklerime kadar işlemiş. 2001–2010 arasında kariyerimi değiştiren ve kırılma noktalarımın en başında gelen dönem Rusya yıllarıydı.
Neyi farklı yapmış ve orada bu kadar işe ‘nasıl girişmiştik’ diye sabah gözlerimi açtım. Köln’deyiz. Şehir dışında köylere ve doğaya gidip Ren Nehri kıyısında bol yağmurlu havalarda uzun yürüyüşler yapıyoruz. Hesapta kafa boşaltmak için kısa bir mola demişiz. Ama hâlâ gözüm market raflarına kayıyor; yeni ürünleri elime alıp içindekiler kısmına bakıyorum. Kafelerde görsellere gözüm takılıyor ve hangi ülkenin markası diye incelerken buluyorum kendimi.
Rusya yıllarını kafamdan geçirirken neleri farklı yapardık? listesi çıkardım. O dönemde birlikte çalıştığımız ya da expat çalışan arkadaşlar yazıyı okursanız, siz de atladığım maddelerinizi eklersiniz. Belki birlikte ‘o yılların ruhunu’ yeniden hatırlarız. Benim ilk aklıma gelenleri aşağıda sıraladım. Aşağıdaki maddelerin bir çoğunun ülke ve zaman bağımsız olduğuna bahse girerim:
1- Koca şirketin tek toplantı odası vardı.
Tüm Rusya’da sorumlu bir pazarlama ve satış şirketinin kullanacağı, yönetim kurulu amacıyla yapılmış tek bir odası vardı. Demek ki işin sırrı bitmeyen toplantılar değilmiş.
2- Herkesin odasının kapısı açıktı.
Bir dert bir mesele varsa, öğle tatili dâhil, derdimizi kiminle çözeceksek karşısına otururduk. Başka arkadaşlara ihtiyaç varsa çağırır, çözer ve kalkardık.
3-........
