130 Yıl Daha Bekleyecek miyiz?
Temsil eşitliği; kadın ve erkeklerin iş gücüne eşit katılması, aynı iş için aynı ücreti alması ve iş dünyasında, mesleklerde, politikada ve yönetim kurullarında eşit şekilde yer alması demek. Kısacası hayatın her alanındaki eşitsizlik farkının kapanması.
Ne var ki bugünkü hızla gidersek bu farkın kapanması için tam 130 yıl daha beklememiz gerekecek.
130 yıl. Bir insan ömründen daha uzun bir süre. Yani bugün doğan bir kız çocuğu, hatta onun torunları bile bu eşitliği
göremeyebilir. Peki gerçekten 130 yıl daha bekleyecek miyiz? Yoksa bu sayıyı değiştirecek cesareti gösterecek miyiz?”
Bu yüzden bu konuyu bir gün değil, her gün konuşmalı; hatta farkındalık ve görünürlük yaratmanın yanına çok hızlı bir şekilde bireysel ve kolektif eyleme geçmeli, geçenlerle birlikte yürümeliyiz. Bu konuyu anlamakta zorlananlar için, “cinsiyet ekonomisi”, yani kadının eşit şartlarda olması durumunda parasal olarak sağlayacağı katkıyı daha çok anlatmak doğru olacak. Eğer kadın ve erkek temsili P–P olursa ülkenin, şirketin ve ailenin gelirleri ve refahı ortalama % daha fazla gerçekleşecek. Ne kadar net ve anlaşılır değil mi?
Yani bu eşitliği sağlayan ülkeler, kurumlar ve şirketler; düşük kadın temsili olanlara göre çok önde başlıyor. Kadın ve erkek temsilinin P–P olması durumunda dev ekonomik katkının yanında toplumsal, kültürel ilerleme katsayısı ise rakamlarla
ölçülemez.
Bir erkek olarak bir iş görüşmesinde “Yakın zamanda evlenmeyi ya da evliyseniz çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?” sorusuyla hiç........
