Guguk Kuşu (One Flew Over the Cukckoo’s Nest)
Açık konuşalım, modern dünya tam anlamıyla bir tımarhaneye döndü ve biz de bu deliliğe ayak uydurmak için kendimizi paralıyoruz. Sabah uyanıp sosyal medyayı açtığımız an, ekrandan yüzümüze fışkıran o “pozitif enerji” tüccarlarını, her köşe başında biten yaşam gurularını gördükçe içimdeki nevrotik entelektüel sinirden titriyor.
Neymiş efendim? “Her an pozitif kalmalıymışız, evrene doğru frekansları göndermeliymişiz…”
Yahu, bu neyin histerisidir, bu neyin zoraki tebessüm ayinidir?
***
Açıkça ilan ediyorum: Ben her an mutlu falan olmak istemiyorum. Hatta tam aksine, sabahları kahvemi yudumlarken ağız tadıyla biraz somurtmak, dünyanın gidişatına şöyle kallavi bir felsefi öfke duymak benim en doğal hakkım.
***
Modern kapitalizm, başarı odaklı o vahşi çarkını döndürebilmek için önümüze “mutluluk” ambalajlı bir kırbaç koydu. Artık sadece........
