menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mustafa Koç Spor Ödülü, coğrafyaya, engellere ve imkânsızlıklara meydan okuyanları sahneye taşıyor

18 0
yesterday

Divan Kuruçeşme’de düzenlenen 10. Mustafa V. Koç Spor Ödülleri töreni yine beni şaşırtmadı. Ödül seçimlerinde öylesine yerinde, nokta atışı kararlar verilmişti ki bir yandan ödül sahiplerini uzun uzun alkışlamak isterken diğer yandan gözyaşlarıma hâkim olmakta zorlandım.

Mustafa Koç’un 2016 yılında aramızdan ayrılmasının ardından, onun spora duyduğu tutkuyu ve savunduğu değerleri yaşatmak amacıyla Caroline Koç’un öncülüğünde, Koç Holding ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi iş birliğiyle başlatılan ödül programı onuncu yılına ulaştı.

Üstelik 2026, Koç Topluluğu’nun kuruluşunun 100. yılı. Dolayısıyla gece hem bir anma hem de bir asırlık kurum kültürünün gelecek kuşaklara nasıl taşındığını gösteren anlamlı bir buluşmaydı.

Rahmi Koç, Semahat Arsel, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Ali Koç, İpek Kıraç ve Caroline Koç başta olmak üzere Koç Ailesi’nin geniş katılımı da gecenin dikkat çekici yanlarından biriydi.

Programın jüri başkanlığını üstlenen ve on yıldır bu ödülün yaşatılmasına öncülük eden Caroline Koç konuşmasında, Mustafa Koç’un yaşamı boyunca savunduğu değerlerin ve dokunduğu hayatlarda bıraktığı izlerin bu ödülle yaşamaya devam etmesinin kendileri için ne kadar kıymetli olduğunu anlattı. Konuşmasındaki şu cümle aslında ödülün felsefesini özetliyordu:

Başarıyı yalnızca sonuçlarla değil, o sonuçlara nasıl ulaşıldığıyla da değerlendiriyoruz.”

Babasından gizli antrenman yapan küçük kızın Avrupa şampiyonluğuna uzanan hikâyesi

Mesela, babasından gizli antrenman yapan küçük bir kızın Avrupa şampiyonluğuna uzanan hikâyesi, Anadolu’nun dezavantajlı bölgelerinden nasıl başarılı kadın sporcular çıkabildiğinin en güzel kanıtıydı.

Tokat’ın bir ilçesinde, kız çocuklarının spor yapmasının bile kolay kabul görmediği koşullarda büyüyen bir kız çocuğu düşünün. Üstelik yapmak istediği spor güreş.

Ailesinden, özellikle babasından gizli antrenman yapıyor. Öğretmeninin desteğiyle sporunu sürdürmeye çalışıyor. Önünde yalnızca ekonomik zorluklar değil, toplumsal önyargılar da var.

Ama vazgeçmiyor.

Bugün Nesrin Baş, farklı yaş kategorilerinde üç dünya ve beş Avrupa şampiyonluğu bulunan, 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 68 kiloda altın madalya kazanmış bir milli sporcu.

Ödülünü alırken yaptığı konuşmada, bir zamanlar büyük hayalleri olan küçük bir kız çocuğu olduğunu hatırlattı. Şimdi kendisinden sonra gelen kız çocuklarının da “Ben de yapabilirim” demesini istiyor.

Onu dinlerken Cumhuriyet’in kızlarını düşündüm. Atatürk’ün kızlarını…

Coğrafyanın insanın kaderini........

© 10 Haber