Pazar günü takviyesi: İki kısa öykü birden!
Edebiyat hayatınızda varsa korkmayın, hayal gücünüz hep çalışacaktır. Yaratıcılığınız da artacaktır kuşkusuz.
Bu pazar yine ilk öykü benden. Yanıtlayan öykü şair, yazar ve çevirmen Gültekin Emre’den.
Yakında yayımlanacak ortak kitabımızdan…
İyi pazarlar.
YETERİNCE
Avustralya’da Aborjinler’den biri tamam ben yeterince yaşadım derse, kabileden uzaklaşarak çölde bir yerde ölümü beklermiş.
Çocukluktan yetişkinliğe geçiş süreci de bir tür ölüm gibidir onlarda. Bunları okumuştu internette.
Ama Avustralya’ya hiç gitmemişti. Aborjinler’i de duymuştu evet. Dünyanın kadim yerlilerinden olduğunu biliyordu sadece.
Gençlerin bu anı beklemeden, yaşlılara göre dört kata daha intihara meyilli olduğunu da okumuştu. Neredeyse haftada bir genç, yaşamına son veriyormuş hatta.
Adam, başucundaki kitaba uzandı. Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu…
Kitabın bitmesine az kalmıştı. Kitaptaki Aysel, ölmeye yatmıştı.
Benimki başka olacak diye düşündü. Ne ülkeyle ne kendisiyle hesaplaşacak zamanı vardı.
Aborjinler’den farklı olacak.
Yeterince yaşamak değil benimkisi. Yeterince yaşayamamak.
O halde son. Filmler öyle biter.
Böyle düşündüğü anda, acaba ölürken hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçecek mi, birazdan öğrenecekti.
Şişedeki renkli haplara uzandı. Hepsini yavaş yavaş, tane tane........
