Karakolda oyun var!
Stüdyo Oyuncuları’nda (Şahika Tekand) iki yıl tiyatro eğitimi almıştım.
Oyunculuk yapmak için olmasa bile bu alandaki oyun eksikliklerini gidermek ve
yazmak için.
Bu pazar yine, oyuncu adayları ve tiyatro tutkunları için iki kişilik kısa bir oyun yazdım.
***
Seversem Fena Olur
(Yeterince kısa bir oyun)
(Polis ve adam. Karakolda bir oda, masa, sandalyeler, kadın şikâyet etmiş. Darp nedeniyle adamın ifadesini alıyor polis..)
Polis: Kadını niye darp ettin?
Adam: Ben mi?
Polis: Burda başka biri var mı?
Adam: Yani ben mi derken, benlik nedir onu sorgulamak lazım.
Polis: Entel misin sen?
Adam: Entel miyim bilmiyorum. Bunu yapmayı istedim mi? Evet.
Ama neden? Uzlaşmaz karşıtlıkların antogonizması bizimkisi.
Polis: Kadını dövdün yani.
Adam: Ben dilimle döverim.
Polis: Bak, akşam bir şey yemedim daha. İfadeni ver beni oyalama. Bu gece buradasın.
Adam: Size yük olmak istemem. Ben gideyim sabah gelirim.
Polis: Yok, öyle yağma. Kendisine saldırırken senin videonu çekmiş. Aha Tiktok’ta!
Adam: Amirim, şöhret olmak için yapıyor bunları. Elinden telefon düşmez onun.
Polis: Düşmüş! Tam yumruğu basarken elinden düşmüş telefon.
Adam: Mizansen bu amirim. Takipçi kasıyor.
Ben orda, ona bir filmdeki sahneyi canlandırıyordum.
Bile bile, göre göre böyle bir şey yapar mıyım? Yapsam doğama aykırı.
Polis: Geçen yıldan da vukuatın var burda. Bok atmışsın üstüne.
Adam: Benim terminolojimde bok atmak, çamur atmak anlamına gelir.
Bok atmadım, sert bir eleştiri yaptım sadece.
Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.
Sen arkamdan dedikodu çeviriyorsun........
