İyi dileklerde olsunlar
Dilek ağaçları vardır bilirsiniz. Dilek tutup ağacın dalına çaput asılır. Ya da Hıdırellez’de Hızır’a mektup yazıp, dileklerinizi sıralarsınız. Sonra onu gül ağacında bir gece bekletip ertesi gün denize atarsınız.
Ya tutarsa? Nasreddin Hoca’nın mayası misali. Her kültürde, toplumda, bu tür inanışlar var.
İnsana şans getirdiğine inanılan bir Çin mantrasında şöyle yazar:
“Bir ev satın alabilirsin. Ama yuvayı alamazsın.
Bir yatak alabilirsin. Ama uykuyu alamazsın.
Bir saat alabilirsin. Ama zamanı alamazsın.
Bir kitap alabilirsin. Ama bilgiyi alamazsın.
Bir mevkiye kavuşabilirsin. Ama saygıya değil.
Doktora para ödeyebilirsin. Ama sağlığa değil.
Ruhunu satın alabilirsin. Ama hayatını değil.
Seksi satın alabilirsin. Ama aşkı değil.”
Bu tür yazılar eskiden postayla gelirdi. Şu kadar kişiye yollarsanız şansınız açılacak, yoksa başınıza iş gelecek diye.
Şimdi whatsapp gruplarında dolaşıyor. Bazen bu dolaşım o kadar sürüyor ki, kendi yolladığınız bir mesaj, iki yıl sonra size yeniden geliyor. Mesajın yollanmasının şans getirip getirmediği ayrı bir konu.
Neye inanıyorsanız, onu elde edersiniz hayatta.
Mesajın içeriğine gelince; satın alınabilecek şeylerin sınırlı olduğu, gerisinin size kaldığı anlatılıyor.
Bu gözle bakıp, baştaki ‘mantra’yı siz de geliştirebilirsiniz. Mutlu olmak için onu hak etmek, emek vermek de gerekiyor.
Dikkat ederseniz hayatta hedefi olan insanlar başarıyı yakalıyor. Ne iş olsa yaparım........
