menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zamanında Çekilmeyi Bilmek: Koltuğa Tutunmak mı, İz Bırakmak mı?

22 0
previous day

Son yıllarda zihnimi en çok meşgul eden sorulardan biri şu:

İnsan neden bırakmayı bu kadar zor öğreniyor?

Bu soruyu yalnızca siyaset için sormuyorum.

Aynı manzarayı iş dünyasında, aile şirketlerinde, üniversitelerde, spor kulüplerinde, sivil toplum kuruluşlarında ve hatta aile içinde görüyorum.

Görevler uzuyor.

Devir teslimler erteleniyor.

Koltuklar ise zamanla kimliğin yerine geçiyor.

Oysa hiçbir makam insanın kimliği değildir.

Bize emanet edilen her görev geçicidir.

Kalıcı olan ise o görev sırasında bıraktığımız izdir.

Vazgeçilmezlik Yanılgısı

Diplomasi, uluslararası kuruluşlar ve özel sektörde geçen uzun meslek hayatım boyunca dünyanın en güçlü insanlarından bazılarıyla çalışma fırsatı buldum.

Çoğunun ortak bir yanılgısı vardı.

“Ben gidersem kurum da çöker.”

Gerçek ise bunun tam tersidir.

Hiçbir insan devlet değildir.

Hiçbir yönetici şirket değildir.

Hiçbir siyasetçi millet değildir.

Hiçbir aile büyüğü de sonsuza kadar ailenin tek rehberi olamaz.

Kurumlar kişilerden uzun yaşar.

İnsanlar gelir, görev yapar ve ayrılır.

Görevler bize ait değildir; bize emanet edilmiştir.

İşte bu gerçeği unuttuğumuz gün, koltuk bizi yönetmeye başlar.

Büyük Liderleri Farklı Kılan Nedir?

Tarih yalnızca iktidarı kazananları yazmaz.

Onu zamanı geldiğinde zarafetle devredenleri de yazar.

George Washington üçüncü kez Amerika Birleşik Devletleri Başkanı seçilebilirdi.

Kimse buna engel olamazdı.

Ama olmadı.

Çünkü genç cumhuriyetin kişilere değil, kurumlara dayanması gerektiğine inanıyordu.

........

© 10 Haber