Ya Asya’nın Deniz Atardamarları Kesilirse?
Bir pazartesi sabahı Malakka ve Singapur boğazlarından geçişin aniden güvensiz hâle geldiğini düşünün.
Bir tanker kazası, deniz mayınları, büyük bir siber saldırı veya bölgesel askerî çatışma… Boğazın fiziken kapanması bile gerekmiyor. Sigorta şirketlerinin teminatı çekmesi, armatörlerin gemilerini bölgeden uzaklaştırması yeterli.
Ardından Tayvan çevresindeki gerilim tırmanıyor. Füze tatbikatları deniz alanlarını kapatıyor, konteyner gemileri rota değiştiriyor, havayolları bölgeden kaçınıyor.
Asya’nın deniz atardamarlarının kapandığını hiçbir hükümetin ilan etmesine gerek yok.
Kararı birkaç saat içinde sigortacılar, armatörler, bankalar ve emtia tacirleri verir.
İlk 72 saat
İlk darbe fiziksel kıtlıktan önce piyasalarda hissedilir.
Tankerler yavaşlar, LNG gemileri rota değiştirir, navlun ve savaş riski primleri sıçrar. Petrol ve doğalgaz fiyatları, ortada henüz gerçek bir arz açığı yokken yükselmeye başlar.
Çünkü Malakka, Singapur ve Tayvan birbirinden bağımsız üç coğrafi nokta değil. Birlikte Asya ekonomisinin dolaşım sistemini oluşturuyorlar.
Malakka’dan günde kabaca 20 milyon varilin üzerinde petrol ve petrol ürünü geçiyor. Buna LNG, kömür, demir cevheri, gıda ve konteyner yüklerini ekleyin.
Singapur ise yalnızca bir liman değil; rafinaj, gemi yakıtı, emtia ticareti, finansman ve deniz sigortasının merkezlerinden biri.
Tayvan çevresi de dünyanın en kritik yarı iletken ve ileri........
