menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye Bir Gecede Bu Hale Gelmedi

50 0
07.10.2026

Bugünkü Türkiye’yi bütünüyle son çeyrek yüzyılla açıklamak cazip. Her eleştiriye “Eskiden de farklı değildi” diye karşılık vermek de.

İkisi de yetersiz.

Türkiye bir sabah uyandığında kurumlarının zayıfladığını, liyakatin geri plana düştüğünü, hukuka güvenin aşındığını fark etmedi. Yolsuzluk 2002’de icat edilmedi. Kayırmacılık, siyasi sadakat ve kamu kaynaklarının yakın çevrelere dağıtılması da.

Ama son çeyrek yüzyılda önemli bir şey değişti:

Ölçek, süre ve sistematiklik.

Bugünkü Türkiye ile gerçek bir hesaplaşma buradan başlamalı.

Tarih 2002’de başlamadı

1970’lerde siyasi transferler, bakanlık pazarlıkları, kuyruklar ve karaborsa vardı. 12 Eylül yalnız siyaseti değil, kurumları ve toplumsal dokuyu da ağır biçimde yaraladı. Ardından banker faciaları, hızlı zenginleşme tutkusu; 1990’larda banka batışları, siyasallaşmış kamu finansmanı ve devlet, iş dünyası, medya ile güvenlik bürokrasisi arasındaki giderek bulanıklaşan ilişkiler geldi.

Susurluk, kusursuz işleyen bir devletin birdenbire bozulduğunu göstermedi. On yıllardır biriken zaafları görünür hale getirdi.

Özal yılları ise bütün çelişkileriyle Türkiye’yi değiştirdi. Ekonomi dışa açıldı. İhracat büyüdü. Türk girişimcisi dünyayı keşfetti. Rekabet, özel sektör ve bireysel inisiyatif meşruiyet kazandı.

Ben o dönemi önce genç bir bankacı, ardından başbakan danışmanı ve diplomat olarak yaşadım. Türkiye’nin dünyaya açılmasının heyecanını gördüm. Ama başka bir kültürün filizlenişini de: hızla para kazanmak, doğru bağlantıları kurmak ve sistemi kendi lehine çalıştırabilmek giderek başarı ölçüsü haline geliyordu.

Sorun piyasa ekonomisi değildi.

Sorun, hukuk devleti, şeffaflık ve hesap verebilirliğin piyasa kadar hızlı gelişmemesiydi.

Erdoğan döneminin bilançosu siyah-beyaz değil

2001 krizi, bir bakıma onlarca yıllık yapısal sorunların önümüze koyduğu faturaydı. Ardından bankacılık denetimi, mali disiplin ve bağımsız kurumlar güçlendirildi. AKP 2002’de iktidara geldiğinde bu yeni mimarinin önemli bölümünü devraldı.

Sonraki dönemi yalnız bir “başarı hikâyesi” ya da 25 yıllık bir “yıkım” olarak anlatmak gerçeği çarpıtır.

Türkiye büyük bir altyapı hamlesi........

© 10 Haber