menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail’in Devlet Aklı

43 0
16.07.2026

İsrail üzerine yapılan tartışmaların önemli bir bölümü iki uç arasında sıkışıp kalıyor.

Bir tarafta, düşmanlarla çevrili son derece zor bir coğrafyada olağanüstü bir devlet kapasitesi geliştirerek ayakta kalmayı başarmış bir ülke görenler var. Diğer tarafta ise Gazze’de yaşanan büyük insani yıkım, Lübnan, Suriye ve İran’a yönelik operasyonlar nedeniyle uluslararası hukuku ve bölgesel istikrarı zedeleyen bir devlet görenler.

Gerçeklik ise bu iki yaklaşımın kesiştiği yerde duruyor.

İsrail güvenlik üretme konusunda tartışmasız başarılı bir devlet inşa etti. Ancak aynı güvenlik anlayışının uzun vadede kendi meşruiyetini ve güvenliğini aşındırma riskiyle de karşı karşıya bulunuyor.

Devleti ayakta tutan doktrin

İsrail’in güvenlik anlayışını anlamadan Ortadoğu’yu anlamak mümkün değildir.

Holokost’un bıraktığı tarihsel travma, Avrupa’da yüzyıllar boyunca yaşanan antisemitizm ve 1948’den bu yana neredeyse kesintisiz devam eden savaşlar, İsrail’in devlet aklını tek bir ilke üzerine inşa etti:

Bir daha asla.

Bu nedenle İsrail’de hükümetler değişti, koalisyonlar dağıldı, liderler geldi geçti.

David Ben-Gurion’dan Golda Meir’e, Menahem Begin’den Yitzhak Rabin’e, Şimon Peres’ten Ariel Şaron’a, Ehud Olmert’ten Benjamin Netanyahu’ya kadar farklı liderler birbirinden oldukça farklı siyasi çizgileri temsil etti.

Ancak güvenlik doktrini değişmedi.

Çünkü İsrail’de güvenlik bir hükümet politikası değil, devlet politikasıdır.

Güvenlik ordudan ibaret değildir

İsrail’in en önemli başarısı güvenliği yalnızca askerî güç olarak tanımlamamış olmasıdır.

Savunma sanayii…

Mossad ve diğer istihbarat kurumları…

Üniversiteler…

Bilim ve teknoloji…

Yapay zekâ…

Siber güvenlik…

Su ve tarım teknolojileri…

Diaspora ile ilişkiler…

ABD başta olmak üzere stratejik ortaklıklar…

Bütün bu unsurlar aynı hedefe hizmet ediyor.

Yaklaşık on milyon nüfuslu (ki üç milyonu Arap asıllı) bir ülke, yüz milyonlarca insanın yaşadığı bir bölgede nicelik üstünlüğü sağlayamayacağını erken fark etti.

Bu nedenle kaliteye........

© 10 Haber