“Uçan Profesör” Hüseyin Bağcı Fenomeni: Türkiye’nin Dünyaya Açılan Zihni
Türkiye’de bazı insanlar vardır…
Onları yalnızca akademisyen, televizyon yorumcusu ya da dış politika uzmanı diye tarif etmek yetmez.
Çünkü zamanla bulundukları alanın sınırlarını aşar, bir zihniyetin ve hatta bir dönemin temsilcisine dönüşürler.
Hüseyin Bağcı bana göre tam da böyle bir isim.
Hem entelektüel derinlik…
Hem öğrencilere dostça yaklaşan bir hocalık…
Hem dünyayı arşınlayan akademik merak…
Hem televizyon ekranlarında cesur ve dürüst görüşler…
Hem güçlü bir duygusal zekâ…
Hem sürekli mütebessim insani ilişkiler…
Hem uluslararası çapta akademik yayınlar…
Hem mütevazı ama omurgalı bir duruş…
Doğrusu bütün bunların aynı kişide nasıl birleşebildiğini yıllardır merak ederim.
Çünkü akademide çoğu zaman büyük entelektüellerin insan ilişkileri zayıf olur.
Televizyona çıkanların akademik derinliği azalır.
Uluslararası tanınırlık arttıkça tevazu kaybolur.
Popülerlik arttıkça omurga yumuşar.
Hüseyin Bağcı ise bütün bu alanların arasında nadir görülen bir denge kurabildi.
Belki onu “fenomen” yapan şey de tam burada başlıyor.
Sürekli Hareket Halindeki Bir Zihin
Hüseyin’i uzun süre aynı yerde görmek zordur.
Çünkü o sürekli hareket hâlindedir.
Bir gün Beijing’de enerji güvenliği zirvesindedir…
Ertesi gün Prague’daki güvenlik konferansında…
Sonra Moscow’da Valdai Discussion Club toplantısında…
Ardından University of Cambridge’de dış politika anlatırken…
Bazen Berlin’de German Institute for International and Security Affairs bünyesinde strateji tartışmalarında…
Bazen de Washington’da savunma sanayii çevreleriyle görüşürken…
O yüzden “Uçan Profesör” tanımı abartı değil, gerçek bir durum tespiti.
Ama onun hareketliliği yalnızca fiziksel değil, zihinseldir de.
Çok okur.
Çok dinler.
Çok danışır.
Büyükelçilerle konuşur…
Generallerle tartışır…
Stratejistlerle beyin fırtınası yapar…
Bakanlarla görüşür…
Fakat bütün bunları yaparken tek bir kampın, tek bir ideolojik merkezin ya da tek bir güç odağının insanı hâline gelmez.
Belki de en önemli özelliklerinden biri budur:
Kimseye eyvallahı olmadan ilişki kurabilmek.
Diplomat Yetiştiren Hoca
Türkiye’de birçok akademisyen bilgi aktarır.
Ama çok azı hayat değiştirir.
Hüseyin Bağcı’nın asıl etkisi burada ortaya........
