Yapay zeka bütün insanları öldürecek mi? Peki ama nasıl?
Yapay zeka bütün insanları öldürecek mi? Peki ama nasıl?
Ünlü filozof Ludwig Wittgenstein’ın düşüncesini çağrıştıran meşhur bir yaklaşım vardır: Düşünce dille biçimlenir ve sınırları dilde başlar.
Bilimsel olarak baktığınızda, “düşünce” dediğimiz şey beynimizdeki hücrelerin birbirlerine yolladığı elektrik sinyallerinden ibaret. Bu sinyalleri okumaya ve doğru biçimde bizim anlayacağımız dile çevirmeye çalışan bir bilim alanı var; adına BCI, yani ‘Brain Computer Interface – Beyin Bilgisayar Arayüzü’ deniyor.
Tabii tuhaf bir durum var: Biz bilgisayarlarımızı insan beynine bakarak tasarladık, hep bunların sadece hesap yapan değil aynı zamanda “düşünen” makineler olmasını istedik. Ama şimdi dönüp kendi beynimizi anlatmaya çalışırken bilgisayar benzetmesi yapıyoruz. (Yaşı yetenler ‘Elektronik beyin’ adlandırmasını hatırlayacaktır.)
Bilgisayarlar kendi içlerinde elektrik akımının geçmesine izin veren veya vermeyen anahtarların art arda dizilmesiyle, 0 ve 1’lerle ve onlara önceden verilmiş işlem sırası mantık dizgelerine göre (algoritma) hesaplama yapıyor. Bilgisayarın neticede hep hesaplama yaptığını unutmayın. O hesabın sonunda bilgisayar size bir şiir yazsa bile durum değişmiyor; makine aslında hesap yapıyor.
Peki insan beyni nasıl “düşünüyor?”
Bizim de aynen bilgisayarınki gibi elektrik akımının geçmesine izin veren veya vermeyen 0 ve 1’lerle ifade edilen “anahtar”larımız var mı? Beynimiz de en dibe indiğinizde mutlak bir mantık dizgesiyle, yani 0 veya 1’le mi “düşünüyor?”
Bu konu, nörobilim alanının en tartışmalı konusu. Evet, beynimizdeki elektrik akımlarının varlığını, bu akımların düşünme sürecindeki rolünü biliyoruz; hatta dediğim gibi bu akımları dışarıdan “dinleyip” onların bazılarını tercüme bile edebiliyoruz.
Örneğin kaslara iletilen sinir iletileri aslında son derece basit iletiler. Bunları çok önceden çözdük; bu sayede insanlara takma el ve ayak yapılıyor, bu protezler beyinden gelen sinyallerle sanki organikmiş gibi çalışıyor. Yani beyninizle “Elimi sık, yumruk yap” diye düşündüğünüzde takma el sıkılı bir yumruğa dönüşüyor.
Ama diyelim bir yazı okurken beyinde oluşan sinyaller biraz daha karmaşık. Bunları konuşmaya çevirmek, yani bir bilgisayar aracılığıyla seslendirmek birkaç farklı deneyde başarıldı; ne var ki henüz başarı oranı çok yüksek değil. Düşünerek bilgisayarın imlecini hareket ettirmek veya sanal bir klavyedeki harflere basmak da başarıldı ama bu da........
