Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler
Başlık, Türk şiirinin en bilinen dizelerinden biriş olsa gerek. Özdemir Asaf’ın Jüri adlı şiiri bu.
Günlerdir iktidara yakın medyanın neredeyse görmezden geldiği, yok saydığı ama Türkiye’nin geri kalanının ilgiyle izlediği son fon soygunu, öyle birkaç kendini bilmez kötü kalpli insanın yaptığı ve “münferit” diye nitelenebilecek bir şey değil.
Başlıca nedenini anlatmaya çalışayım:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını açar okursanız, yönetim şeklimizin tek kişi iktidarı olduğunu görürsünüz.
Çoğu Türk için “devlet” demek olan devletin icra organı, bizim Anayasamızda tek bir kişiye bağlanmış durumda.
Seçimle gelen Cumhurbaşkanı esasen tek başına hükümettir ve iktidarı tek başına kullanır. Bütün bakanlıklar, bütün bürokrasi, sokaktaki polis memuruna kadar herkes doğrudan ona bağlıdır.
Tabii, devlet ve bürokrasi dediğimiz yapı devasa olmanın da ötesinde kocaman bir yapıdır ve tek bir kişinin bütün bu yapıyı yönetebilmesi fiziken mümkün değildir.
Normal şartlarda, bütün bu kurumsal yapının uyması gereken kurallar, yönetmelikler, kanunlar vardır ve bu bakımdan Cumhurbaşkanı’nın bile yetkileri bir yere kadardır ama biz bu kuralların esnediğine, kişiye göre uygulandığına, hatta tek bir birey için yeni kural konduğuna bile tanık olduk. Vatandaş olarak biz nasıl tanık........
