Bu ne alınganlık ve orantısız cevap? Kimse kimseyi eleştirmesin mi?
Bu ne alınganlık ve orantısız cevap? Kimse kimseyi eleştirmesin mi?
Bundan iki yıl önce tam da bu vakitler, Diyarbakır’da şehir merkezine üç adım mesafedeki köyünde Kur’an kursundan çıkıp bir türlü evine dönmeyen küçük bir kız çocuğunu, Narin Güran’ı konuşuyorduk.
O günlerde henüz Narin’in cesedi bulunmamıştı. Küçük köy bir medya sirkine dönüşmüştü; önüne gelen, eline mikrofonu alan minik Narin’e ne olmuş olabileceği hakkında atıp tutuyordu. TV’si ve mikrofonu olmayanlar da cep telefonlarını çıkarıyor, kendi teorilerini, yalanlarını, kasti saptırmalarını sosyal medyadan kusuyordu.
Olay yeri köy olduğu için jandarma olayı soruşturuyordu. Konu ulusal medyaya ulaşınca jandarma daha da telaşlandı, bölgeye komutanlar geldi, soruşturma ve bu arada Narin’i arama çalışmaları inanılmaz bir karmaşa içinde devam etti.
Sonrasını anlatmama gerek yok; hepimizin yüreği dağlandı, Narin’in bir cinayete kurban gittiği, cesedinin bir dereye atılıp gizlenmek istendiği vs. pek çok şey ortaya çıktı.
Derken yargılamaya geçildi ve sanırım hiç kimsenin içine sinmeyen bir kararla mahkeme Narin’i annesinin, amcasının ve ağabeyinin öldürdüğüne hükmetti. Narin’in cesedini alıp dereye gömen, üstüne ağır taşları dizen adam ise hafif bir cezayla kurtuldu.
Bu cinayet soruşturmasının kalitesi başından beri tartışmalıydı. Mahkeme aşamasında da bu tartışmalar devam etti; hem jandarmanın soruşturma kalitesine hem savcılığın soruşturma kalitesine, aralarında yargıçların da bulunduğu çok sayıda isim kökünden itirazlar dile getirdi.
Çıkıp kamuoyuna bugün sorsanız, bu cinayetin aydınlanmadığını düşündüğünü öğreneceksiniz. Amca, ağabey ve annenin bu cinayetin başlıca sorumlusu olduğuna kimse ikna olmadı; çünkü ortada ikna edici deliller değil, sadece bir dedikodudan (amca ile annenin ilişkisi var) kaynaklanan bir teori var.
Bu cinayet bu kadar fazla kamuoyu ilgisi çekince, işi belgesel yaparak sosyal medyada yüksek seyirci sayılarına ulaşmak olan 140Journos adlı grup, Narin soruşturmasını ve yargılamasını bir belgeselin konusu yaptı.
140Journos benim uzun yıllardır ilgiyle izlediğim işler yapan bir grup. Her zaman her yaptıklarını beğenmiyorum, bazı eleştirilerim var ama benim ne dediğimin çok önemi yok. Birincisi, zaten bu belgeseller tartışma çıkartmak için yapılıyor; ikincisi ise 140Journos Türkiye’de belgeselciliğin standardını çok yükseklere çıkaran bir grup.
Nitekim öyle yaygın medyada çok söz edilmemiş olsa da Narin cinayetiyle ilgili........
