menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu kadar sıkışan gazı Türkiye daha ne kadar kaldırır?

65 0
22.07.2026

Bu kadar sıkışan gazı Türkiye daha ne kadar kaldırır?

Siyasetten de söz edeceğim ama önce ekonomi konuşmak istiyorum.

İstanbul Sanayi Odası’nın her yıl yapıp yayınladığı bir araştırması var. Türk sanayiinin en büyük 1000 firmasını sıralıyorlar. Önce ilk 500, sonra ikinci 500 yayımlanıyor.

Son iki yıldır bu araştırma, Türkiye’de sanayideki şirketlerin nasıl bir ağır finansman yükü altında olduklarını, yatırım yapmak bir yana, kâr elde etmekte zorlandıklarını net biçimde gösteriyor.

Bu yıl açıklanan ikinci 500 listesindeki şirketler, bütün gelirlerinin (cirolarının) yüzde 97’sini “finansman giderlerine” harcamıştı. Finansman gideri, yani kredi ana para ve faiz ödemelerine.

Sanayinin ciro ve kârlılık açısından en büyük 1000 şirketinde durum buysa, geri kalan yüzbinlerce şirkette yaşananları siz düşünün.

Aslında bu konuda en kapsamlı veri hiç kuşkusuz bankaların elinde var; keşke o veriden yapılan analizleri görmek mümkün olsa. Merkez Bankası’nın ekonomistleri acaba o verilere ulaşabiliyor mu? Onlar bir makale yazsa da, durumu daha iyi görebilsek keşke…

Şirketler kesiminin bu denli yüksek finansman yükü altında olmasının tek bir sebebi yok. Ana sebep faizlerin yüksek olması elbette ama bu yüksek reel faizlere ekonomik yavaşlama, yani satışların düşmesi, yüksek enflasyon ve enflasyonla mücadele adı altında döviz fiyatlarının baskı altına alınıp TL’nin değerlenmesinin eşlik etmesi ortaya bir “mükemmel fırtına” çıkarıyor.

Türkiye’de enflasyon eğer TÜİK’e inanıyorsak kabaca yüzde 32. Ama ticari kredi faizleri yüzde 50’lerde.

Enflasyon ile faiz arasındaki bu dehşet farkın sebebi, Merkez Bankası’nın “makro ihtiyati tedbirler” adı altında, bankalara şirketlere kredi vermeyi zorlaştırması, kredileri baskı altında tutmak istemesi.

Bir enflasyonla mücadele programı bir, bilemediğiniz iki yıl sürdüğünde bu çeşit baskılar katlanılabilir şeyler ama Türkiye’de bankaların şirketlerin kredi almasına getirilen engeller en azından 4 yıldır devam ediyor. Üstelik enflasyon da düşmüyor, işte geldiği yer yüzde 32; yıl sonunda da iyimser ihtimalle 29 olacak.

Dünyada büyük bir değişim ve dönüşümden geçiliyor; sanayi üretimi büyük ölçüde robotlara ve yapay zekaya dönüşmeye çalışıyor. Yani, yarın dünyada rekabetçi kalabilmek isteyen bütün şirketler, Avrupa’dan Asya’ya, Amerika’dan Afrika’ya kadar her yerde teknoloji yatırımları yapıyor.

Bu dönüşüm çağının ortasında Türk sanayisi yatırım falan yapamıyor, verimlilik........

© 10 Haber