‘Nasıl’ sorusunun cevabını bilip ‘Neden’ sorusunu bilmemek
Annelerimizin, anneannelerimizin yemeklerine bayılırdık. Onlar bir yemeğin ‘nasıl’ lezzetli hale getirileceğini bilirdi.
Peki, annemin yaptığı patlıcan oturtma ‘neden’ lezzetli olurdu? Onu bilmezlerdi. Hala da bilen aşçı sayısı parmakla sayılacak kadar azdır dünyada.
Yemek örneği verdim ama aslında ‘nasıl’ı bilmek ve ‘neden’i bilmemek, hayatın neredeyse her alanı için geçerli.
Eskiden antenli televizyonlarımız vardı. Görüntü kötüleşmeye başladığında bazen TV’nin üstüne şöyle bir vurmak iyi gelirdi, görüntü düzelirdi. Neden düzelirdi? Neden bozulmuştu? Ve bir tokatla nasıl düzelirdi? Hepsi birer muamma.
Sanmayın ki bu devir bilgisayarlarımız olduğunda değişti. Bazen bilgisayarınız donup kalır. ‘Neden’ donar? Bir sürü teori söyleyebilirim ama açıkçası bilmiyoruz.
Ne yaparız böyle durumlar başımıza geldiğinde? Kapatır açarız bilgisayarı ve her şey düzelir. Yani ‘Nasıl’ı biliriz ama ‘neden’i bilmeyiz yine.
İnsanlık hemen hemen her konuda işe ‘nasıl’ı bulmaya çalışarak başlar.
Yemekle başladım bir yemek örneği daha vereyim: Kuyu kebabının pişirildiği kuyu son derece özel bir tasarıma sahiptir. Dünyada mühendislik bilgisinin de, ısıyı yönetme bilgisinin de son derece sınırlı olduğu zamanlardan kalma bir tasarım bu.
Büyük olasılıkla o kuyu tasarımı, bir sürü deneme yanılmanın ardından ortaya çıktı. Sonunda, son derece gayrı pratik olmasına rağmen eti kıvamında pişiren bir tasarıma ulaştı onu ilk yapan kişi.
Tamam da et neden lezzetli oluyordu? Bu sorunun cevabını bilmiyordu.
Dünyaya ve insanlığa sanayi devrimini armağan eden ilk buhar makinasını yapan İngiliz mühendis Thomas Savery de, sonra o makinayı mükemmelleştiren James Watt da termodinamik kanunlarından habersizdi. Suyun ısıtıldığında neden buhara dönüştüğünü, o buharın da neden basınç yarattığını bilmiyorlardı. Tek bildikleri o basınç sayesinde sürekli bir hareket sağlamanın mümkün olduğuydu.
Neden sorusunun cevabı arkadan geldi.
‘Neden’ sorusunu cevaplamak hep temel bilimlerin işidir.
Örneğin herkesi şaşırtan bir durum belki bin yıllardır vardı: Diyelim demir madeni işliyorsunuz, cevheri belli bir seviyede ısıttığınızda o demir kırmızı bir ışık saçmaya başlıyordu.
Neden?
Alman iş dünyası, tam da elektrikli ampüller üretmeye........
