Arkadaşım “Bana doğru yürü” dedi ve ortaya öyle bir kare çıktı ki…
Bu yazıyı, Halloween ve Amerikan seçimleri havasındaki New York’a giderken yazıyorum.
27 Ekim akşamı Amerikan Türk Derneklerinin yıllık galasına katılacağım.
Kaldığım otel, Manhattan’da Cadılar Bayramı süslemelerinin en yoğun olduğu sokaklara çok yakın.
Yola çıkmadan önce kendimi New York havasına sokmak için gördüğünüz bu fotoğrafı ürettim.
Fotoğrafta beni şehrin Village bölgesinde bir sokakta yürürken görüyorsunuz.
Niye böyle bir şey yaptım, onu anlatmaya çalışacağım.
Bu karenin orijinali nerede çekildi?
Bu fotoğrafın orijinali geçen hafta Van Kalesi’nin girişinde çekildi.
Birlikte gittiğim Ahmet Güneştekin, “Bana doğru yürü” dedi ve birbiri ardına 6-7 kare çekti.
İşte bu karelerden birine baktığım an 63 yıl önceye gittim.
1963’e…
İzmir’de, Namık Kemal Lisesi 5 Fen B öğrencisiyim.
Beatles’ın “Love Me Do” şarkısı çıkmış ve “Bir şarkı dinledim, hayatım değişti” havasına girmişim.
Sartre, Camus, Gide okumaya başlamışım…
Bir yandan varoluşçuluk felsefesi, bir yandan pop ve rock arasında zikzaklar çizerek büyüyorum.
İşte tam o günlerde bir dergide bir fotoğraf gördüm
İşte tam o yıl, İngiliz Melody Maker dergisinde bir fotoğraf gördüm.
Parantez açayım.
Babam haftada 5 TL harçlık veriyor.
Bunun 2,5 lirasıyla her hafta İngiliz Melody Maker dergisini alıyorum.
İzmir’deki bir kitapçıya sadece iki tane geliyor.
Ötekini de biri alıyor mu, yoksa iade mi ediliyor, bilmiyorum.
Hayatım boyunca hep merak ettim: O ikinci Melody Maker’ı kim alıyordu?
Tahminim bu iki isimden biri alıyordu
Kafamda iki isim vardı.
Biri, o günlerde Yeni Asır gazetesinde müzik sayfası hazırlayan Ali Kocatepe.
İkincisi, yine o günlerde İzmir Radyosu’nda müzik programı yapan harika radyoculardan biri: Ümit Tunçağ…
Dergide en merak ettiğim şey, ikinci sayfasındaki haftalık Top 50 listesi.
İzmir’de Çiğli Amerikan Radyosu henüz yayına başlamamış.
O nedenle bu şarkıların yüzde 90’ını bilmiyorum.
Ama listeyi sorduğunuzda şarkıların isimlerini ezbere sayıyorum.
West Side Story filminden fırlamış bir fotoğraf karesi
İşte o dergide, o güne kadar hiç görmediğim, adını duymadığım bir şarkıcının fotoğrafını gördüm.
Adı Bob Dylan’dı…
Yanında, ona sarılmış bir kızla bir New York sokağında yürüyordu.
Amerikan filmlerinde gördüğüm bir sokaktı.
İki yıl önce “West Side Story” filmi çıkmıştı ama Türkiye’de henüz gösterime girmemişti.
Gazetelerde filmin fotoğraflarını görüyordum.
Onlardakine benzeyen bir sokaktı.
Bob Dylan’ın beden dili ve kızın ona sarılışı
Bu fotoğrafa hayran olmuştum.
Bob Dylan’ın beden dili, duruşu, blucini, süet ceketi, kızın ona sarılışı…
Bob Dylan o gün hayatıma girdi.
Bundan iki yıl sonra “Like a Rolling Stone” şarkısını çıkaracak ve bu şarkı, o fotoğrafa eklenerek hayatımın 63 yılına damgasını vuracaktı.
O fotoğrafın bir de hikâyesi var.
Soğuk bir New York gününde çekilmiş kare
Bu fotoğraf, Bob Dylan’ın o yıl çıkan “The Freewheelin’ Bob Dylan” albümünün kapağı için çekilmişti.
Hikâyesini de yıllar sonra öğrendim.
Fotoğraf, New York’un dondurucu bir gününde çekilmiş bir aşk fotoğrafı.
........