Büyük Geri Tepme: ABD Müdahaleciliği Üçlü Ekseni Nasıl Şekillendirdi?
ABD’nin müdahalesi ve yaptırımları İran ve Rusya’yı izole etmeyi amaçlasa da, tam tersi bir sonuç doğurmuş görünüyor. Belirli askeri hedeflere ulaşılmış olsa da Washington Tahran’ı yalnızlaştıramadı; aksine İran, Rusya ve Çin’i birbirine her zamankinden daha yakın bağlayan bir üçlü eksenin oluşmasını tetikledi.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker trafiği büyük ölçüde azaldı; bu durum küresel enerji fiyatlarını artırdı ve Batı’nın enerji ithalat ve ihracatını olumsuz etkiledi. İran, ABD ve müttefiklerine fayda sağlayan petrol sevkiyatlarını engelleyeceğini ilan etti.
İran petrolü, sigorta maliyetlerindeki artışlara takılmadan gölge filolar aracılığıyla taşınmaya devam ediyor. Gemi takip verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana en az 11,7 milyon varil İran ham petrolü münhasıran Çin’e aktı. ABD’nin rejimi izole etmeye yönelik operasyonları, İran’ın tüm üretimini doğrudan ABD’nin ana ekonomik rakibine kanalize ederek, Çin’in enerji güvenliğini ve ekonomisini adeta sübvanse etmiş oldu.
Mart başı itibarıyla petrol fiyatları 2022’den bu yana ilk kez varil başına 100 doları aştı. ABD’nin İran’daki savaşa müdahilliği arttıkça, küresel petrol fiyatları da yükseliyor. Çin, yaptırım uygulanan İran petrolünü indirimli fiyattan alırken, ABD ve müttefikleri savaşın yol açtığı yüksek fiyatları ödemek zorunda kalıyor. Batılı ülkeler fiyat artışlarına doğrudan maruz kalırken, Çin’in indirimli alımları ülkeyi piyasa dalgalanmalarından koruyor.
Öte yandan, Rusya, Şubat sonu itibarıyla düşük küresel talep ve yaptırımlar nedeniyle petrolünü büyük indirimlerle satmakta........
