Orta Sınıfın “İdare Eder” Yalnızlığı
“Ben’den öte kuş tanımayan” kişi, kendini şişirmek, çöken köprülerin yerine beyhude iskeleler kurmak insana yetecek sanıyor.
Bugünün narsisizmi gitgide bu tür bir ‘kendine kapanmaktan’ besleniyor.
Bu, kibirle birlikte, bir tür hayatta kalma refleksi.
Sürekli kendini, pazarlamak, güçlü görünmek…
Lokantada bile, yanınızdaki masaya otururken size gönderilen ‘ben/kimim/sen/biliyor musun’ bakışı, trafiktekileri geçelim.
Düzenin istediği de bu:
Kendisiyle meşgul, kendi performansının peşinde, kendi “markasını” (!) taşıyan bireyler.
Böyle bir dünyada “sen” ile ilgilenmek, zaman ve dikkat israfı gibi!
Oysa “Ben–Sen” ilişkisi kurulamadıkça, “Ben–Ben” döngüsüne sıkışıp kalıyor insanlar.
Bundan bir iyilik çıkmıyor.
Başkasına açılmaktan korkan benlik aynada kendine bakar, ama kendinden öte hiçbir şey göremez.
Sürekli kendini anlatır; ama kimse ile gerçekten temas etmediği için içindeki boşluk kapanmaz.
Bu yüzden daha çok görünür olmak, daha çok onay almak ister, sevdiğini bile benim olsun isteğiyle (“my”) sever.
Belki de bugün yaşanan şey, ilişkilerdeki böylesi bir yoksullaşma.
İnsanlar yalnız kaldığı için kendine kapanıyor:
“Ben”i büyüten şey, ‘temas eksikliği’.
“Ben”den “sen”e geçebilmek, sadece kişisel bir erdem değil artık, bu düzene karşı bir direniş.
Çünkü teknokratik akıl verim ister, hız ister.........
