Allah affetmez ya!
Olamaz böyle bi şey…
Ağlayarak izledim ya, ağlayarak….
35 kişi…
En küçüğü 6 aylık Asude bebek.
Kahramanmaraş. Ezgi Apartmanı. 6 Şubat…
Binanın zemin katında bi pastane vardı. İşletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel yargılandı. Savcılık her biri için 876 yıl 6 ay hapis istedi.
15 saat süren duruşmanın sonunda karar çıktı:
8’er yıl.
VE TAHLİYE!
Yurt dışı çıkış yasağı… Haftada iki gün karakolda imza.
O kadar.
Nasıl olabilir böyle bi şey?
Bu davada 11 sanık vardı. Fenni mesule 6 yıl 8 ay verildi. Beş belediye görevlisine 4 yıl 5 ay 10’ar gün. Üç kişi beraat etti.
35 canın hesabı bu!
Nurgül Göksu, o binada oğlunu kaybetti. Gelinini kaybetti. 6 aylık torunu Asude’yi kaybetti.
Depremden sonra 12 gün delil nöbeti tuttu…
On iki gün…
Mahkemeden kamu görevlilerinin de “olası kast”tan yargılanmasını istedi. Mahkeme “bilinçli taksir” dedi.
Şimdi soruyorum:
35 insanın hayatı hangi terazide tartılıyor?
Bir anne, 12 gün enkazın başında nöbet tutarken, adalet kaç günde gelir?
Ve biz, bir sonraki depremde, aynı binalarda mı uyuyacağız?
Karar açıklandı.
Dosya kapandı.
Ama hafıza ve........
