Dışarıda Yemek Yemeyi Bırakıyor muyuz?
Geçtiğimiz hafta çeşitli haber sitelerinde aynı çarpıcı cümleye yer verildi: “Türkiye’de 10 kişiden 7’si dışarıda yemek yemeyi bıraktı.” Başlık, içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarla o kadar uyumlu görünüyor ki onu sorgulamadan kabul etmek kolay. Ne var ki haberlerin dayandığı araştırmanın ortaya koyduğu sonuç biraz farklı.
Araştırma aslında ne söylüyor?
Söz konusu veri, Ipsos’un 23 Haziran 2026 tarihinde yayımladığı “Panel Postası: Evdeki Hesap Çarşıya Uymadığında” başlıklı çalışmasından geliyor. Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 65’i, 2025 yılında dışarıda yeme-içme harcamasını kıstığını söylüyor.
Harcamayı kısmak ile dışarıda yemek yemeyi tamamen bırakmak ise aynı şey değil. Ayda dört kez restorana giden bir kişinin bunu ikiye indirmesi de, daha uygun fiyatlı mekânları tercih etmesi de, yemek yerine yalnızca kahve içmesi de bu yanıtın içine girebilir. Dolayısıyla bu veriden “10 kişiden 7’si artık dışarıda yeme-içme harcaması yapmıyor” sonucunu çıkarmak mümkün değil.
Üstelik en fazla kısıldığı söylenen harcama kalemi dışarıda yeme-içme değil, giyim. Araştırmada tüketicilerin yüzde 74’ü 2025 yılında giyim harcamalarını kıstığını belirtiyor. Araştırma sonuçlarına buradan ulaşılabilir.
Araştırmanın asıl vurgusu da haber başlıklarının ima ettiğinden farklı: İnsanların harcamalarını kıstıklarına ilişkin beyanlarıyla gerçek satın alma davranışları her zaman örtüşmüyor. Ipsos’un karşılaştırdığı satın alma verilerine göre, dışarıda yeme-içme harcamasını kıstığını söyleyenlerin bu alandaki TL cinsinden harcamaları 2025 yılında yüzde 36 artarken, kısmadığını söyleyenlerdeki artış yüzde 30 olmuş.
Elbette yüksek enflasyon ortamında harcanan para miktarının artması, daha sık veya daha fazla tüketildiği anlamına gelmez. Ancak bu veriler, “harcamayı kısmak” olarak ifade edilen davranışın gerçek hayatta ölçülmesinin ne kadar güç olduğunu gösteriyor.
Mesele yalnızca yemek değil
Toplumun yaklaşık üçte ikisinin dışarıda yeme-içme harcamasını kısmaya çalışması, önemli bir toplumsal dönüşüme işaret ediyor. Kira, gıda, eğitim ve ulaşım gibi ertelenmesi güç giderler hane bütçesinde daha fazla yer kapladıkça ilk vazgeçilenler, zorunlu kabul edilmeyen harcamalar oluyor. Bir zamanlar orta........
