menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İKİNCİ KARABAĞ ZİYARETİMİZ - Seyfəddin Altaylı yazır

26 0
25.06.2026

Karabağ Milletvekili, gazeteci, yazar kardeşim Aqil Abbas Bey’e Karabağ’ı ziyaret etmek istediğimi bildirmiştim. O da sağ olsun, benim için müsait olan bir zamanı seçti ve bu ayın 2. günü saat 11 sularında evlerine varıp muhterem eşleri İrade Tuncay kardeşimiz ve eşim Fatma Hanım’la Bakü’den çıkarak Ağcabedi vilayetine yollandık. Aqil Abbas Bey ile takriben on yıl kadar önce de buraya gelmiştik. O zaman yapılan etkinlikte güzel bir akşam geçirmiş ve bölge gençlerinin muhteşem ifalarını dinlemiştik. 

Ağcabedi valisi Rafil Bey bizler için çok güzel konukseverlik örneği göstermişti. Kendileri ile güzel bir akşam geçirip sohbet ettik ve ünlü Azerbaycan şairi İzzeddin Hasanoğlu’nun Finlandiya’dan bulduğumuz ve hazırladığım “Kitab-ı Siretü’n Nebi” adlı eseri kendisine takdim ettim. 

1988 yılında Azerbaycan’a geldiğimizde merhum Prof. Dr. Feremez Maksudov bizleri Karabağ’a getirmiş, Ağdam, Esgeran, Şuşa ve Hankendi’ni görmüştük. Ağcabedi’den Şuşa’ya doğru hareket ederken çok garip duygular içinde idim. Ağdam’dan geçecektik, buraya 1988 ve 1992 yıllarında gelmiştim. Son gelişimde halk şehri terk etmişti, yalnızca askerler vardı. Hocalı Soykırımı sebebiyle başkanı olduğum Azerbaycan’ı Tanıtma Derneği vasıtasıyla ilaç ve tıbbi malzeme kampanyası başlatmış ve hatırı sayılır nitelikteki malzemeyi Nahçıvan üzerinden Bakü’ye götürmüştüm. Merhum Elçibey bana bir helikopter tahsis etmiş ve askerler için hazırlattığım ilaç ve tıbbi malzemeleri Ağdam’a götürmüştüm. Bir gece iki gün orada kalmış, bölge komutanı Allahverdi Bey ve Katır Memmed lakaplı Yakup Rızayev, askerler, subaylar ve yaralı askerler ile sahra hastanesinde görüşüp röportaj yaparak dönüşte Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda yayımlamıştım. 

Yakup Rızayev o dönemde "Qarabağ Şahinleri" adlı bir gönüllüler grubu oluşturmuş ve Ermnilere kan kusturmuşlar ve grubunun kahramanlığı ülke sathında ün yapmıştı. Milliyetçi ve vatanperver gençleri grubuna toplayan Yakup Bey Ağdam şehrinin korunması ile birlikte Ermenilerin yaşadığı Esgeran, Hramort, Nahçıvanik, Pircamal, Aranzemin, Dehrez ve Ferruh köylerinin Ermenilerden temizlenmesinde büyük kahramanlıklar göstermiş 1992 yılı şubat ayının 26 gecesi Rusların desteği ile Ermenilerin gerçekleştirdiği Hocalı Soykırımı esnasında kahraman savaşçıları Askeran bölgesinden kurtulmaya çalışan Hocalıları takip ederek Ermenilerden yüzlercesini cehenneme yollamıştı. Aynı gün yapılan çarpışmada Yakup Rızayev’in oğlu Canpolat da şehit olmuş ve Yakub Bey’e oğlunun şehit olduğunu bildirdiklerinde "Burada şehit olanların hepsi benim oğlumdur" demiş ve kurtulmaya çalışan en sonuncu Hocalıyı kurtarana kadar çarpışmayı durdurmamıştı. 1992 yılı kasım ayının 24. günü toplantı vardır diye kendisini Bakü’ye çağırmış ve hapsetmişler 1993 yılı temmuz ayının 16. günü Yakup Rızayev hapisanede gizemli bir biçimde vefat etmişti. Oğlu Canpolat daha sonra “Azerbaycan Millî Kahramanı” ilan edilmiş........

© Ədalət