CHP’den AKP’ye geçişler: Çürümüş siyasetin fasit dairesi
CHP’den AKP’ye geçişler: Çürümüş siyasetin fasit dairesi
CHP’yi rüşvet ve yolsuzlukla suçlayan AKP, yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla gündeme gelen belediye başkanlarını bünyesine katmaktan çekinmeyerek rüşvet ve yolsuzlukla herhangi bir derdinin olmadığını ve Erdoğan’ın yeniden seçilmesi için her yolu deneyeceğini bir kez daha göstermiş oldu. Dediğimiz gibi rüşvet ve yolsuzluğa bulaşanlar ya itirafçı olarak ya da AKP’ye katılarak AKP’nin yeni rejimine intikal ediyorlar.
CHP’li belediye başkanlarına yönelik gözaltı, soruşturma ve tutuklamalar, AKP’nin yargıyı siyasi bir sopa olarak kullanarak muhalefeti sindirme ve boyun eğdirme operasyonu olarak darbe uygulamalarını aratmayacak düzeye gelmiştir.
AKP rüşvet ve yolsuzluk davaları olarak sunsa da, rüşvet ve yolsuzluğa batmış AKP ve MHP’ye “dokunulmayıp” CHP’nin hedef tahtasına oturtulması bu davaların siyasi davalar olduğunu fazlasıyla göstermektedir. Kaldı ki bu davalar, henüz yargılamalar başlamadan, önce gözaltı sonra tutuklama şeklini almış, bu da hukuki normlara göre karar verilmediğini tersinden siyasi saiklerle harekete edildiğini fazlasıyla gösteriyor.
Niyetlenen amaç ise belli: CHP’nin “yeni anayasaya” ve Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin yolunun yapılmasına evet demesi; Erdoğan karşısında bütün olası güçlü seçeneklerin ise tasfiye edilmek istenmesidir.
Bugün CHP yönetiminin “iktidar” tarafından atanmasının ya da bu olmazsa CHP’nin kapatılmasının konuşulduğu siyasal konjonktürün ayrıca başka bir anlamı daha var: 1923 Cumhuriyeti yıkılmış ve yerine “yeni bir rejim”........
