menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni Nesil Savaşların 5 Cephesi: Süngüden Algoritmaya

23 0
15.06.2026

Yeni Nesil Savaşların 5 Cephesi: Süngüden Algoritmaya

İran’dan Ukrayna’ya artık aynı savaşın değişik cephelerine tanık oluyoruz. Küresel savaş iklimi 5 cephede devam ediyor ve bu 5 cephe sadece coğrafi cepheler değil. (Görsel: Gemini YZ tarafından yazının içeriğine göre üretilmiştir. Gerçek görüntü değildir.)

Bir sabah uyanıp televizyonlarda “Üçüncü Dünya Savaşı başladı” anonsunu duymayı bekleyenler büyük ihtimalle yanılıyor.

Tarih bize gösteriyor ki büyük kırılmalar çoğu zaman yaşanırken fark edilmez. İnsanlar içinde yaşadıkları çağın büyüklüğünü ancak yıllar sonra anlayabilirler. 1914’te Avrupa’nın birçok başkentinde insanlar birkaç ay içinde biteceği düşünülen bir krizin aslında Birinci Dünya Savaşı olduğunu bilmiyordu. 1947’de başlayan kutuplaşmanın kırk yılı aşacak bir Soğuk Savaş’a dönüşeceğini de kimse tam olarak öngöremedi.

Üçüncü Savaşı Ne zaman başladı?

Muhtemelen gelecek nesiller de 2020’li yıllara baktıklarında şunu söyleyecekler:

“Üçüncü Dünya Savaşı tek bir günde başlamadı. Farklı cephelerde, farklı araçlarla ve farklı aktörlerle yavaş yavaş başladı.”

Çünkü bugün yaşadığımız mücadele, klasik anlamda bir dünya savaşı değildir. Ama küresel güçlerin aynı anda enerji, teknoloji, finans, ticaret, veri, yapay zekâ, kritik mineraller ve insan sermayesi üzerinde yürüttüğü çok katmanlı bir rekabet olduğu da inkâr edilemez.

Eskiden bir ülkeyi teslim almak için ordusunu yenmeniz gerekiyordu. Bugün ise enerji arzını kesmeniz, finans sistemini kilitlemeniz, teknolojiye erişimini engellemeniz, limanlarını çalışamaz hale getirmeniz veya yetişmiş insan gücünü başka ülkelere çekmeniz çoğu zaman daha etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Savaşların evrimi: süngüden algoritmaya

İnsanlık tarihi aslında savaşların tarihidir. İlk çağlarda savaşlar toprak içindi. Sanayi Devrimi sonrasında savaşlar üretim kapasitesi için yapıldı. 20 nci yüzyılda petrol, deniz yolları ve sanayi merkezleri savaşların belirleyici unsuru oldu. 21 inci yüzyılda ise güç tanımı yeniden yazılıyor.

Artık dünyanın en stratejik varlığı yalnızca petrol değildir. Veridir.Yarı iletkendir.Yapay zekâdır.Kritik minerallerdir.Enerji depolama teknolojileridir.Denizaltı fiber optik kablolarıdır.  Bir çip fabrikasının stratejik değeri artık birçok askeri üsten daha yüksek olabilir. Bir veri merkezinin korunması, bir petrol rafinerisinin korunması kadar önemlidir.Bir ülkenin yazılım altyapısını çökertmek, bazen bir hava saldırısından daha ağır ekonomik sonuçlar doğurabilir.

İşte bu nedenle savaşın tanımını yeniden yapmak zorundayız.

Tek savaş, bireden çok cephe

Haberlere baktığınızda  Ukrayna, Gazze,  başka bir haberde İran-İsrail gerilimi, Kızıldeniz’de saldırılar, Tayvan çevresinde tatbikatlar, Afrika’da kritik mineraller için yarış, Arktik’te yeni deniz yolları, ABD ile Çin arasında teknoloji kısıtlamaları, çoğu insan bunları birbirinden bağımsız olaylar olarak görüyor.

Oysa bunlar büyük ölçüde aynı küresel güç mücadelesinin farklı sahneleridir. Bugün Ukrayna yalnızca Ukrayna değildir.Orada Avrupa güvenlik mimarisi tartışılıyor. Rusya’nın geleceği tartışılıyor.NATO’nun rolü tartışılıyor. Enerji akışları tartışılıyor.

Gazze yalnızca Gazze değildir.Doğu Akdeniz enerji denklemi, Arap dünyasının geleceği, İran’ın nüfuzu, ABD’nin bölgedeki konumu ve küresel kamuoyu yönetimi aynı anda tartışılıyor.

Hürmüz Boğazı yalnızca bir deniz geçidi değildir. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği stratejik bir boğazdır. Orada yaşanacak birkaç günlük ciddi bir kriz yalnızca bölge ülkelerini değil, Tokyo’dan Berlin’e, Şanghay’dan İstanbul’a kadar tüm ekonomileri etkileyebilir.

Kızıldeniz yalnızca Yemen meselesi değildir. Süveyş Kanalı üzerinden geçen küresel ticaretin güvenliğidir.

Tayvan ise yalnızca bir ada değildir. Dünyanın ileri teknoloji çip üretiminin merkezlerinden biridir. Dolayısıyla Tayvan’da yaşanacak bir kriz yalnızca askeri değil, ekonomik ve teknolojik bir deprem anlamına gelebilir.

Moskova’da duyduğum cümle

Geçtiğimiz aylarda Moskova’da katıldığım stratejik toplantılardan birinde Putin’e yakın bir düşünce kuruluşunun kıdemli bir uzmanı bana şu cümleyi kurdu:

“War in Ukraine will finish, but warfare under different forms will continue.”

Yani Ukrayna’daki savaş bitecek. Ama savaşma biçimleri devam edecek. Silahlar susabilir. Ama yaptırımlar sürecek. Cephe kapanabilir. Ama teknoloji ambargosu devam........

© yetkinreport.com