menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Valinin Bisikleti, Bir Ülkenin Zihniyeti

31 0
19.07.2026

Bir Valinin Bisikleti, Bir Ülkenin Zihniyeti

61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu (TUR2026) 7. Etabı Antalya’dan bir görüntü. (Foto: https://www.tourofturkiye.org.tr/)

“Pedallamaya devam. Ben yelken, kürek sporcusuyum. Bisiklet sporcusuyum. Üzerimdeki kıyafet spor kıyafetidir. Sporu spor kıyafetiyle yapıyorum. Karar büyüklerimizin takdiridir.”

Görevden alınan Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’nin bu sözleri, son yıllarda Türkiye’de kamu yönetimi üzerine yapılabilecek en önemli tartışmalardan birinin kapısını aralıyor. Çünkü mesele aslında bir valinin bisiklet sürmesi ya da spor kıyafeti giymesi değil. Mesele, Türkiye’nin nasıl bir devlet görevlisi görmek istediği.

Çiçekli’nin bisiklet sürerken çekilen görüntüleri kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Ardından konu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı; CHP Kars  milletvekili  İnan Akgün tarafından kıyafeti üzerinden sert biçimde eleştirildi. Kısa süre sonra da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle görevden alındı. Görev değişikliğinin gerekçesi açıklanmadığı için bu iki gelişme arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmak mümkün değil. Ancak kamuoyunda oluşan algı bile tek başına çok daha derin bir tartışmayı görünür kıldı.

Tartışılan Tayt Değil, Devletin Temsilidir

Aslında kamuoyunda tartışılan şey bir spor taytı değildi.

Tartışılan, devletin nasıl temsil edilmesi gerektiğiydi.

Türkiye’de “vali” denildiğinde zihinlerde hâlâ belirli bir imge canlanıyor: Ceketli, kravatlı, ciddi, mesafeli, protokol kurallarının dışına çıkmayan, makamıyla özdeşleşmiş bir devlet adamı.

Bu beklenti yalnızca kıyafete ilişkin değildir. Devletin otoritesinin görünür olmasını, hatta hissedilmesini isteyen köklü bir siyasal kültürün yansımasıdır.

Oysa çağdaş kamu yönetimi anlayışı bambaşka bir liderlik modeli öneriyor. Günümüzün kamu yöneticisi, makamının arkasına saklanan bir otorite figürü değil; toplumun içinde yaşayan, vatandaşla temas kuran, ulaşılabilir ve hesap verebilir bir kamu lideridir. Dünyanın birçok ülkesinde belediye başkanlarının bisikletle işe gitmesi, bakanların toplu taşımayı kullanması ya da devlet görevlilerinin spor yaparken görülmesi artık haber değeri bile taşımıyor. Çünkü meşruiyetlerini kıyafetlerinden değil, performanslarından alıyorlar.

Muhalefetin Aynaya Bakması Gereken Bir Tartışma

Bu olayın dikkat çekici yönlerinden biri de tartışmanın yalnızca iktidar çevrelerinde değil, muhalefet içerisinde de benzer refleksleri ortaya çıkarmasıdır.

Kendisini çağdaş, demokratik ve özgürlükçü olarak........

© yetkinreport.com