Savunma Sanayii: Kimlik İnşa Eden Bir Siyasal Teknoloji
ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ve Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) işbirliğiyle üretilen çok katmanlı milli hava savunma sistemi Çelik Kubbe 2025 Ağustos ayında yapılan törenle Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edilmişti. (Şekil: ASELSAN)
9 Şubat’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın TV röportajında söylediği “Savunma sanayii artık bizim vazgeçilmez bir dış politika alanımızdır” cümlesi, bana göre güncel bir açıklamadan daha fazlası. Çünkü bu cümle, Türkiye’de savunmanın son yıllarda kazandığı iki yönlü ağırlığı tek hamlede görünür kılıyor: Dışarıda, diplomasi ve pazarlık gücünün bir aracı; içeride ise siyasal meşruiyetin ve aidiyetin vitrinlerinden biri. Bu yüzden savunmayı sadece güvenlik başlığıyla açıklamak artık yetmiyor. Türkiye örneğinde savunma, yalnızca tehdide verilen yanıt değil, aynı zamanda kimlik inşa eden bir siyasal teknolojiye dönüşmüş durumda.
Bu alandaki tartışmalar ne yazık ki çoğu zaman tek bir hatta kilitleniyor. Bu bağlamda, savunma atılımlarının iktidar tekelindeymiş gibi sunulması, başarıların bir propaganda malzemesine çevrilmesi ve bütün sürecin bir “şov” diliyle anlatılması büyük bir sorun. Kuşkusuz, bu boyut var. Gemi indirme törenleri, drone gösterileri, millî teknoloji sahneleri, kameraların önünde yapılan uzun konuşmalar son zamanlarda iç siyasetin sahnesini kurgulamaya en elverişli alanlarından biri hâline geldi. Kimi zaman da “başarı” anlatısı, kurumsal sürekliliği, kolektif emeği ve daha geniş toplumsal sahiplenmeyi görünmez kılarak, günün siyasal iktidarına yazılıyor.
Ancak savunma sanayisindeki atılımları yalnızca iktidarın sahiplendiği bir vitrin olarak okumak, Türkiye’de bu alanın taşıdığı daha büyük anlamı kaçırır. Çünkü savunma sanayii, Türkiye’nin kendini kurma ve anlatma biçiminin merkezine yerleşmiş durumda.
Türkiye’de savunma sanayii artık teknik bir başarı olarak kalmıyor; her seferinde bir “ülke hikâyesi”ne çevriliyor. Bir İHA ihracatı, yeni bir geminin denize indirilişi ya da bir teknoloji festivalinde verilen mesajlar, yalnızca ürün ve performans hakkında olmuyor. Aynı anda “biz kimiz,........
