MÜJDE KÜLTÜRÜ
Her ne kadar Farsça'dan dilimize geçmiş olsa da toplum olarak o kadar kabul görmüş ki çok önemli haberlerin öncesinde mutlaka kullandığımız bir söylem olmuş müjde. Türk Dil Kurumu da öyle diyor zaten; Sevindirici haber verileceği zaman söylenen bir söz diyor müjde için. Yani öyle her haberin öncesinde söylenecek kadar sıradan bir söz olmamalı. Müjde diye başlamışsanız konuşmaya, gerçekten müjdelik bir haber vermelisiniz. Bizim toplumumuzda öyle her söze müjde diye başlanmazdı. Müjdenin bir kuralı olmasa da bir kültürü vardı. Çocuğu olan babaya müjde denilerek haber verilirdi. Oğlu askerden gelen anaya müjde diye söylenirdi. Çocukları gurbetten dönen ailelere bu haberler müjdeyle verilirdi. Müjdeli haberi alan da müjdeyi getirene bir bahşiş verirdi. Ailenin durumuna göre fındık cevizden başlar bir miktar paraya kadar yükselirdi. Zaten müjdeli haberi getiren de şaka yollu; Müjdemi isterim diye söze başlardı. Süleyman Çelebi'nin 1409 yılında Bursa'da tamamladığı Mevlit'te Hz. Muhammet'in doğumu anlatılırken doğumda bulunan Asiye ve Meryem isimli iki hurinin doğumu müjde diyerek bildirdikleri anlatılıyor. Gel gör ki........
